|
FATİH’TE KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ GERÇEĞİ
Fatih Belediyesinin web sitesinde ön tanıtımı yapılan yukarıdaki projelere dikkat edecek olursanız tamamı İstanbul Tarihi yarımada etrafını saran sur boyları olduÄŸunu göreceksiniz. Fatih Belediyesinin kısmen uygulamaya koyduÄŸu SULUKULE ve Fener-Balat-Ayvansaray semtleri Kentsel Dönüşüm Yenileme Projelerinde ortaya çıkan Avan proje çizimleri ve 3D animasyon görünümlerde mevcut yapı stokunun tamamına yakını yıkılarak yerlerine Betonarme, Modern görünümlü, eskisinden çok katlı ve Ada bazında planlanmış yeni bir yapılaÅŸma görüyoruz. Bu yapılaÅŸma gerçekleÅŸecek olursa Fatih İlçesindeki mevcut tarihi doku tamamen deÄŸiÅŸecek, Uygulamalarını ilçe içindeki yeni yapılanmalarda görüyoruz. BildiÄŸimiz betonarme apartmanların ön cephelerine yapıştırılan plastik köpük malzemeden oluÅŸan eklemelerle “Fatihte Tarihi Koruyoruz” iddiasına Dünya kültür mirası koruma kurulları, UNESCO, Avrupa birliÄŸi gibi Dünya kültür mirası koruma adına faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, Üniversiteler büyük tepki koyarak peÅŸpeÅŸe kınama bildirileri yayınlayarak, sekiz bin yıllık geçmiÅŸi olan İstanbul merkezinin bu ÅŸekilde yok edilmesini engellemeye çalışıyorlar. Fakat BaÅŸta BaÅŸbakanımız, Kültür Bakanımız, BüyükÅŸehir Belediye baÅŸkanımız, Fatih belediye baÅŸkanımız 2005 yılında hazırladıkları 5366 sayılı yasayı Fatihte uygulayacaklarını, Deprem gerekçe gösterilerek Bütün dünyada yaÅŸatılması için büyük gayret gösterilen 19.yy. sivil mimari örneÄŸi binalar yıkılarak yerlerine betonarme modern, büyük binalar inÅŸa edeceklerini her fırsatta deklere ediyorlar. Kültür bakanlığının oluÅŸturduÄŸu İstanbul koruma kurulları ise on yıllardır koruyamadıkları tarihi yapıyı korumayı terk ederek, yapılmak istenen yeni betonarme, aslı ile hiçbir ilgisi olmayan, imitasyon binaların yapımına izin vermesi ise çok manidardır. Bu çöküntü ortamının oluÅŸmasına önemli bir katkıda resmi kurumlarımızdan gelmiÅŸtir. İlçemizde yüzde olarak çok önemli sayıda bina Milli Emlak Müdürlüğü, Vakıflar Müdürlüğü, Belediye’ye aittir. Bu kurumlar sahibi oldukları binaları gerektiÄŸi gibi korumamış, kiracılarına onarması için makul müsaade vermemiÅŸtir. İlçemizdeki 1950-1980 yılları arası inÅŸa edilen sahte, Kaçak yapılaÅŸma ürünü binalara göz yuman devletimizdir, Belediyelerimizdir. Bu durum devletimizin göz yumarak sebep olduÄŸu Kaçak yapılaÅŸmaya Af kanunları ile ikinci kez ortak olmasıyla oluÅŸmuÅŸ bir durumdur. Burada yapsatçı inÅŸat kalfalarının, plansız projesiz gerçekleÅŸtirdiÄŸi binaların vebali son sahiplerine çıkarılamaz, Devletimiz buradaki sorumluluÄŸunun gereÄŸini yapmalıdır. Devlette devamlılık esas olduÄŸuna göre, Benim zamanında olmadı mazereti geçerli deÄŸildir. Bu ülkede milyonlarca kaçak, plansız bina arsa tapusu ile el deÄŸiÅŸtirdi. Bu ÅŸekilde halkın aldatılmasına devletimiz göz yumdu, ÅŸimdi gereÄŸini yapma zamanıdır. Fatihte bir yenileme mutlaka yapılmalı, bu yenilemeye tarihi binalardan deÄŸil, çoÄŸunluÄŸu 40 yılını tamamlamış, beton ve beton içi demirleri eriyerek saÄŸlık ömrünü bitirmiÅŸ binalardan baÅŸlanmalıdır. Buradan iddia ediyoruz Tarihi binalar Avrupa’da örneÄŸini gördüğümüz gibi büyük depremlere dahi dayanabilecek mükemmel yapılardır. Buralarda yaÅŸanılan hayat apartmanlara nispetle çok daha insancıl ve insanın ruhsal hayatına olumlu katkı saÄŸlayan örnek yapı örneÄŸidir. Apartman yaÅŸam kültürü insani olmadığını görüyoruz, dar alanda aynı kapıyı paylaÅŸan aileler birbirlerinden kopmaktadır, apartmanlarda geleneksel Türk aile hayatı, komÅŸuluk iliÅŸkileri yaÅŸanamamaktadır. Batı bunu anladı Osmanlı devletinin uyguladığı bahçe içinde aileye hitap eden küçük evlerde yaÅŸamaya baÅŸladılar, kent içinde ise Fener,Balat,Kumkapı türü dikey yapılaÅŸma yaygındır. Ben 59 yıllık hayatımın bir kısmını Süleymaniye’de Bahçeli bir konakta, 39 yıl Fener’de dört katlı, beÅŸ odalı dikey mimari bir evde, son 14 yılımı ise KocamustafapaÅŸada 9 daireli bir apartmanda yaşıyorum. Kabahat bende deÄŸil, Tamamen yapısal nedenlerden dolayı, buraya yeni geldiÄŸimde Fenerdeki gibi bir çevre oluÅŸturmak için çok gayret ettim, bunu asla baÅŸaramadım, hala Süleymaniye’ye, Fener-Balat’a gitmekten kendimi alamıyorum, Mevcut evimi adeta otel gibi kullanıyorum. Eski İstanbul hayatı olanların tamamı benim gibi, eski düzen evler dostluk ve kardeÅŸlik getiriyor, arkadaÅŸlıklar gerçek oluyor. apartman mahallelerde bu duygusallığı bulmak mümkün deÄŸil. Günümüzde TOKİ’nin uygulamaları rant yatırımlardır, İnsani deÄŸildir, saÄŸlıklı deÄŸildir. Bu uydu kentlerde yaÅŸam insanı hasta etmektedir. dostluk ve komÅŸuluk diye bir ÅŸeyi tesis etmek adeta imkansızdır. Tekrar konuya dönecek olursak, Yenileme kentsel dönüşüm projeleri yarı ömrü 35 yıl olan, Yıkanmamış deniz kumu, yivsiz ve eksik çaplı demirlerden oluÅŸan mevcut apartman yapılanması büyük tehlike arz ediyor. acilen bu apartmanlar yıkılarak yerlerine İnsan-i Kentsel dönüşüm projeleri hayata geçirilmelidir. Bu binalarımızın bakımsızlıktan yıkımla karşı karşıya olmasının sebebi yine belediyemizdir. Bu yeraltı çalışmalarının sebep olduÄŸu tahribat binalar yıkılmadan da telafi edilebilir, Tarihi anıt eserlerde uygulanan temel yataklarına beton pompalayarak zeminin saÄŸlamlaÅŸtırılması saÄŸlanabilir. Bu teknik koca Fatih camiinde, Süleymaniye camiinde vs. uygulanıyor da 2-3 katlı sivil mimarlık örneÄŸi binalarımızda neden uygulanmıyor? Proje dayatmacılarının gerekçesi sadece bu tarihi semtlerdeki parsellerin çok küçük dikey bina olmasındandır. Bu küçük parsellerde yapılacak onarım proje sahiplerine rant saÄŸlamıyor, Burada uygulanmak istenen Haliç ile bütünleÅŸmiÅŸ, modern milyonluk evler yaparak projeyi finanse etmeyi düşünüyorlar. Tarih,Kültür,Sanat adına İnsanlık mirası adına bu projeler Fatihte uygulanmamalı, Tarihi yarımadada kaçak yapılan sahte binalar eski planındaki gibi, orijinal malzeme ile yeniden inÅŸa edilmelidir. Bu ÅŸekildeki uygulama Dünyada takdirle karşılanacak, Halen yaÅŸayan örnek bir kültürün yok olması önlenecektir. Belediyelerimizin halen eski konakların yerlerine betonarme apartman ruhsatı verdiÄŸini görüyoruz, Kültür bakanlığı Koruma kurullarının bu tarih ve kültür yıkımına seyirci kalmasını kınıyor, adının gereÄŸini yerine getirmesini acilen bekliyoruz.
Bu yazı
Pazartesi, 22 Åžubat 2010, 15:29 tarihinde
Genel, haber, ŞİKAYETLER kategorisi altında yayımlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız. |

|


YORUM YAZ
Favorilerinize ekleyin!