Bugun...


DEMİRYOLU MU YOKSA FAY HATTI MI?
Gazeteci- Yazar Orhan yavuz, bir dönem gündemde asrın projesi olarak lanse edilen, son yıllarda adından hiç söz edilmeyen bir konuyu gündeme taşıdı. Yavuz, düşünce ve tespitlerini dikkat çekici cümlelerle okuyucularla paylaştı. "Çoğumuzun bildiği gibi çağımız bilgi, ve teknoloji çağıdır. Bilgi ve teknolojiler; zaman ve mekan kavramlarını alt üst etmektedir.

DEMİRYOLU MU YOKSA FAY HATTI MI?
+ -

Çin veya Amerika’da alınan bir karar; bireyin yaşamını karşı mahallede yaşayan komşuların ne düşündüklerinden ve yaptıklarından çok daha derin etkiler doğurabilmekte ve bu etki çoğu zaman gerçek zamanda olmaktadır.

Örneğin ABD’nin alacağı bir faiz kararı; sizin alacağını SOĞAN veya araba, ödeyeceğiniz ev kirası, sofranızdaki yemeğin maliyetini etkilemektedir.

Küresel jeo-politikten kaynaklanan tercihlerin kurgusu, gündeme alınmaları, yaşama geçirilmeleri yolunda kademelendirilmeleri, süreç aktörlerinin iklimlendirilmesi çoğu zaman çok daha karmaşık süreçleri içine alır.

Küresel veya bölgesel oyun kurucuların geleceği yönetme kabiliyetleri; uzun dönem öngörüleri içine alarak; çoğu zaman iyi polis kötü polis rollerinin birbirinin içine giydirildiği, şaşırtıcı, SURPRİZ hamleleri içine alan ilk bakışta kaotik görünen ama dikkate değer bir değerlendirme ile bakıldığında detaya hakim, alternatifleri ile sahaya özgün çözümler içeren bütüncül nitelikte bir karakter gösterirler.

Reaksiyoner değil, sürükleyicidirler. İşlerin çoğunu ve özellikle hammaliyesini ustaca kurgulanmış algı ve davranış yönetim becerilerini devreye alarak çoğunlukla size yaptırırlar. Siyasi ve ekonomik enstrümanlar veya kritik rolleri yüklenen unsurların beceriksizlik içine düştükleri durumlarda da zoru kullanmaktan hiç çekinmezler. Kısacası, ONLAR için bütün yolların ROMAYA çıkması önemlidir. Bugün veya yarın. Aceleleri de yoktur. Dediğimiz gibi sonuçta işlerin çoğunu size yaptırmaları gerekir ve maliyetleri de size yüklemeleri önemlidir. 
Yılan hikayesine dönüşen BAKÜ-TİFLİS-KARS demiryolunu nihayetinde faaliyete başladığını biliyoruz. Temel atma döneminde deklere edilmiş zamandan çok daha geç açılmış olsa da ilgi DEMİRYOLU hattı ile yük taşınabilmektedir.

İlgi demiryolu esasen uzun yıllar önce yapılmak istenmiş, Sovyetler Birliğinin bu yöndeki talebi; güvenlik politikaları nedeni ile kabul edilmemişti. Söz konusu demiryolu hattı Türkiye-Gürcistan ve Azerbaycan işbirliği ile inşa edilmiş olup; demiryolunun Gürcistan hududundan başlayan ve Orta Asya’ya uzanan kısmı geniş hat, Türkiye kısmı ise dar hat demiryolu olarak inşa edilmiştir. Demiryolu yılda 5 milyon ton yük ve bilmem ne kadar yolcu taşıma hedefli bir kapasitede inşa edilmiş durumdadır. Bazı varsayımlara göre yıllık yük taşıma kapasitesi 40 milyon tona kadar ulaşacaktır.

Bu noktaya değin her şey normal görünmektedir. Oysa duruma biraz daha yakın mesafeden bakılınca ortada ciddi sorunları olduğu görülecektir.

FİİLİ DURUMA DAİR

Milyarlarca dolar harcanarak inşa edilen ilgi demiryolunda vagon ne Türkiye’de ne de diğer bölge ülkelerinde yeteri kadar vagon yoktur. Bu durumdan kaynaklı olarak yükler konteyler ile taşınmakta. Mersin limanından arada bir kalkan tren dışında ülkenin farklı noktalarından yük alımı için terminaller henüz hazır değildir. Dökme yükleri taşıyacak vagon da yoktur. Kısacası hiçbir bölge ülkesinde ilgi demiryolunda vagon ile yük taşımaya yönelik hiçbir hazırlık yapılmamıştır. Ülke içi; örneğin Ankara-Kars veya Mersin-Kars güzergahlarında yük sevkiyat etmek isterseniz, Lojistik şirketlerinden alacağınız fiyat teklifi TIR taşımacılığı maliyetlerine yakın olacaktır (rakamlar bende var ama kafa karıştırmamak için yazmıyorum). Yükünüzü orta Asya’ya götürmek istesiniz durum aynı olacaktır. Kısaca demiryolu ile yük sevk etme girişiminiz size ekonomik olarak rekabetçi bir çözüm üretmeyecektir. Hal böyle ise, bu demiryolu hattı niye yapıldı. Vagon taşımacılığı yok! Geniş ve dar hatta aktarma yapmadan devam edecek lokomotif ve vagon üretimi yok, ve yük taşıma maliyeti TIR ile yük taşıma maliyetinden ucuz değil! Ve en kötüsü ne giden ne de gelen yük dışın kovuğunu doldurmaz.

Oysa dünyadaki bir çok ülkede demiryolu taşımacılığı karayolu taşımacılığına mukayese ile yarı yarıya kadar hatta bazı ülkelerde daha azdır. Bu durum, yukarıda sorduğumuz soruyu tekrar sormamıza gerekçe doğurmaktadır. Bu demiryolu hattı ne için yapılmıştır?

DEMİRYOLU ve RUSYANIN DAHİLİ

7 Mayıs 2019 tarihinde, Türkiye, Azerbaycan ve Rusya’nın dahili ile bir protokol imzalanır. Protokol vurgusu Rusya’nın dahil edildiği işbirliği sürecinde hat üzerinden demiryolu taşımacılığındaki hacmi artırmak ve bunun yanında Gürcistan hududundan başlayarak Kars’a kadar geniş hat demiryolu inşa ederek Kars’ta bir lojistik merkezi kurulması olarak ifade edilmiş.

TARİH ve KISSADAN BİR HİSSE

Osmanlı Rus savaşı ve ikinci dünya savaşı sürecinde Kafkasya ve Doğu cephesindeki Rusya faktörünü hafızalarımızda bir kez daha tekrarlayalım. İlgi hattın tarihte “güvenlik riski” gerekçesi ile yapılmasına Türkiye’nin tarafgir olmadığını da.

Bu arada, vitrin görüntüleri her ne kadar aksi kutuplar gibi olsa da ABD ve RUSYA’nın (İsrail, İran dahil ve diğer ülkeler) Suriye’de birbirinin ayağına basmadan al gülüm ver gülüm yaptıklarını; diğer bütünü detay olarak kabul ederek sonuçta; Türkiye hududunda 650 KM boyunca ağır silahlarla donatılmış ve 100 bin kişilik düzenli orduya sahip de facto bir Kürt devletinin kurulduğunu, bu süreçte Türkiye bilançosuna; 4 milyon Suriyeli göçmen, 50 milyar dolar maliyet, ve Suriye’nin kuzey batı bölgesinde asker bulundurma ve sürekli çatışmalı bir riski de not edelim.

GÜRCİSTAN ve KARS-TİFLİS DEMİRYOLU

Medyada konu edildiği üzere; ilgi güzergahta ve Türkiye tarafında geniş hat inşa edilmesi toplantısına Gürcistan davet edilmemiş. Size de enteresan gelmiyor mu?

Neden Gürcistan içine doğru dar hat demiryolu inşası değil de Türkiye tarafına geniş hat inşası düşünülmüş? Biz mi düşündük yoksa birileri bizim böyle düşünmemizi sağlamış? Gürcistan toplantıya niye davet edilmemiş? Davet edildi de katılmadı mi acaba?

Taşıma fiyatları TIR taşımacılığı ile dahi rekabet edemez durumda olan bu yatırımı mevcut hali ile sürdürmek kuşkusuz külliyen zarar. Vagon taşımacılığını, geniş ve dar hatta gidebilecek lokomotif ve vagon taşımacılığını sağlamak bir yerde dururken; hele Gürcistan’ı dışarıda tutacak bir girişim ne derece doğru bir adım olacaktır?

Yılda 100 milyon ton kapasiteli Anaklia derin deniz liman projesi, boğazlar anlaşmasını devre dışına bırakabilecek İstanbul Kanalı önermesini bir arada düşününce; kim kimler ile birlikte kimler ile değil sorusunu sormak gereken bir noktaya gelmiş olmuyor muyuz?

VESAYET SAVAŞLARINDA YENİ BİR CEPHE Mİ?

Biz toplum olarak bir noktaya odaklanırken çoğu zaman büyük fotoğraftan uzaklaşırız. Yukarıda bahsi geçen konu benzer bir durum mudur?

Kim iyi polis, kim kötü polis rolünü oynamaktadır? Türkiye bu süreçte nerede duruyor?

1914 ve sonrasında Anadolu’da yaşananlar tarihe not düşülmüştür. Soykırım iddiaları her yıl artan bir sayıda ülke parlamentoları tarafından kendi ülke kamuoylarında meşrulaştırılmaktadır. Doğu ve Kuzey illeri vatandaşlarının batıya göçü ile bölge nüfusu her yıl azalırken, ekonomisi de ciddi bir şekilde zayıflamaktadır.

Tabii ki bizimkisi bir varsayım ama olası riskleri sizinle paylaşmanın yararı da ortadadır.

A, B, C ülkeleri Türkiye’nin yeteri kadar yorulduğu ekonomi, sosyal ve siyasal sorunların ülke gündemini esastan sarstığını, halkın geçim derdine düştüğünü, hukuksuzluğun yeteri kadar başını alıp gittiğini, toplumda yaygın güvensizliğin olduğunu düşünerek; güçlü diyasporası üzerinden hareketle X ülkesini harekete geçirerek, X ülkesinin ilk hareketi ile kontrol aldığı bir kente hava savunma desteği sağlayarak ağır silahlar indirmek suretiyle Türkiye’nin parçalanması hedeflendiği bir senaryoda; geniş hat demiryolunun kullanılmasının yaşamsal bir rol oynayacağını kestirmek zor olmaz.

Bu arada, X ülkesinin gelişmiş hava savunma sistemleri olduğunu unutmayalım. Doğaldır ki, bu yönde bir senaryoda Türkiye’nin elini zora sokmak için ülkenin birkaç komşusu üzerinden cephe açılması da hayli yüksek bir olasılık haline gelmez mi?

Belirttiğimiz gibi kaleme dökülen düşünceler sadece bir varsayım. Diğer taraftan, Başkanlar, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve kuzey komşuda olup bitenleri düşündükçe; insanın aklına böyle sorular geliyor?

Sağlıcakla.  
TC Sami Özçelik




Kaynak: TC Sami Özçelik & Gazeteci- Yazar Orhan yavuz

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI