Bugun...


Fakirlere veriliyor Sanıyorsunuz Ama Değil
FAKİRİN HAKKINI İÇ EDİP ÇÖP KONTEYNERİ ALIYORLARMIŞ Birçok il-ilçede uygulamasını gördüğümüz eski eşyalar belirli yerlerde toplanarak maddi durumu yetersiz vatandaşlara ulaştırılıyor.. diye biliyorduk. Belki gene böyledir, Fakat Trabzon, Rize ve birçok ilçede durumun farklı olduğu ortaya çıktı.

Fakirlere veriliyor Sanıyorsunuz Ama Değil
+ -
"Giymediğin çöpe gitmesin!"  "Giymediyseniz giydirin!"
Sloganlarıyla Giysi Kumbaralarına bırakılan giysiler aslında Geri dönüşüm fabrikalarına gidiyor.
Değerli olanlar 3. Dünya ülkelerine satılıyor.
 
BAZI BELEDİYELER BU YARDIMLAŞMAYI HAKKIYLA YAPARKEN BİRÇOK BELEDİYE BU UYGULAMAYI İSTİSMAR EDEREK "TOPLANAN EŞYALARI" DÖNÜŞÜM FİRMALARINA DEVREDİYOR...
 

Trabzon sosyal medya fenomeni Sayın Teoman Yılmaz’ın paylaştığı bir habere göre “Eski eşyalar” fakirlere değil, Fabrikaların dönüşümüne gidiyor şeklide bir iddia paylaştı.

İşte Teoman Yılmaz’ın paylaşımı:

Trabzon genelinde ana arterlere konulan kullanılmış giysi Kumbaraları kalkmalı fakirlere ulaşacak bir sistem kurulmalı dedi.

TRABZON RİZE BELEDİYELERİ FAKİRİN ESKİSİNE MUHTAÇ MI OLDU?

Ortahisar ilçe meclis toplantısında Meclis üyesi Davut Çakıroğlu Bey ne sordu?

"Bu giysi yardım kutuları belediyenin mi yoksa firmanın mı?”

Eğer firmanın ise neden belediyenin logosunu neden kullanıyor kendi ismini kullanmıyor?

Amaç ne? Toplanan giyecekler Fakir fukaraya gidiyor mu?"


OLAY YEREL GAZETELERDE HABER OLDU!

 

Cevap..: "firma şimdilik 300 adet kumbara, belediyenin gösterdiği yerlere yerleştirdi.

İlerleyen günlerde bu kumbara sayısı artacak.

Bu şirket belediyemize ilk etapta 150 adet demir, normal, üstü klasik kapaklı çöp konteyneri verdi.

Bu verilen normal çöp konteynerlerinin fiyatı ise KDV dâhil 900 tl dır "

sonuç..

Firma kutuları kendi koyuyor, firma merkezi Maçka da , fabrika Antalya’da, tüm toplananlar Antalya’ya gidiyor, orada elyaf ve diğer olarak ayrıştırılıp tekrar imalata girecek şekilde, ham madde olarak kullanılıyor..

Evet ham madde olarak kullanılıyor.

Fakir fukaraya verilmiyor. Doğru okudunuz fakir fukaraya verilmiyor..

Belediyemiz çöp konteyneri alma karşılığında insanların iyi niyet ile bu kutulara attığı sağlam ürünlerinin ayrıştırma ile Antalya’da ham madde olarak kullanılmasına neden alet oluyor.?

FAKİRİN HAKKIYLA ÇÖP KONTEYNERİ ALIYORLAR

Belediyemiz bu konuya mecliste cevap bile veremedi..

Bu nedenle vatandaşlarımız yeni giysilerini, hatta ütüleyerek o kutulara iyi niyet ile atarken bunun fakir fukaraya ulaşmadığını bilmeli..

Trabzon Orta hisar belediyesi meclis üyesi Davut Çakıroğlu bey, mecliste yine bu konuda şu sözleri de söylüyor.

Burada eğer Orta hisar belediyesinin tanesine KDV dahil 900 tl verip normal çöp konteyneri alacak parası yok ise 800 .000 tl bütçeli Siirt hamsi festivali yapmasın..

Kalkınma’ da eski eşya toplama yeri neden hayata geçirilip canlandırılmaz, eskiler toplanıp bir giyim marketten kart ile ihtiyaç sahiplerine  neden teslim  edilmez..?

Görünen başka yapılan başka yazık..
 

HABER: Trabzon fahri müfettişi em. Mak. Yük. Müh. Teoman Yılmaz
Firma web sitesi




Kaynak: Mak. Yük. Müh. Teoman Yılmaz

Editör: ABDULLAH GÖZAYDIN



YORUMLAR

SKANDAL BÜTÜN YURTTA
20-12-2018 00:34:00
Eski Elbise Kumbarasından skandal çıktı
 
Elbiselerimizden milyonlarca dolar elde ediyorlar ve tekstil sektörünü derinden etkiliyorlar
Antalya dahil bir çok kentte sokaklara yerleştirilen elbise kumbaralarının altından skandal çıktı. Fakirlere yardım amacıyla belediyeye bağışladığınız giysiler, geri dönüşüm adı altında firmalar tarafından deniz aşırı ülkelere kilosu 1-1.5 dolardan satılıyor
 
Yerli firma da var
 
Antalya dahil bir çok il ve ilçede elbise kumbaraları bulunuyor. Bu kumbaralara kullanılmayan ya da kullanılmış elbise ve ayakkabılar atılıyor. Görünürde bu giysi kumbaraları belediyelere ait. Çünkü üzerlerinde belediye logoları bulunuyor. Siz elbise ya da ayakkabınızı belediyeye bağışladığınızı; belediyenin de bu elbiseleri geri dönüşüm ve sosyal yardımlaşma tesisinde ayrıştırarak ihtiyacı olanlara verdiğinizi düşünüyorsunuz ama kazın ayağı hiç de öyle değil. Belediye bu işi bir protokolle firmalara veriyor. Firmalar da genellikle yabancı kökenli. Antalya’da ise bu işi yapan yerli firma da bulunuyor.
 
Algı oluşturuluyor
 
Belediyenin firmayla yaptığı protokol sonrası kentin belirli noktalarına elbise kumbaraları konuyor. Gönderilen basın bültenleriyle ve kamuoyunda yer alan haberlerle belediyenin bu elbiselerden kullanılmayacak durumda olanları geri dönüşüme ve iyi durumda olanları Belediye Sosyal İşler Müdürlüğüne bağlı Sosyal Yardım Merkezi’ne göndereceği duyuruluyor. Bu elbiselerin fakir ve yoksullara dağıtılacağına dair tanıtım yapılıyor ve bu algı oluşturuluyor.
 
Kumbaralardan toplanıyor
 
Böylece X Belediyesi Tekstil Geri Dönüşüm Projesi adı altında gardıropların bir köşesinde kalmış, hiç kullanılmamış ya da artık kullanılmayan giysi, ayakkabı gibi tekstil ürünleri belediyenin çeşitli noktalarına yerleştirilen kumbaralarda toplanıyor. İçinden giysi çalınması neredeyse imkansız olan kumbaraların sayısı ise Antalya’da yüzlerce. Her biri 150 kg giysi alan bu kumbaralar aracılığıyla toplanan tekstil ürünleri ‘Geri Dönüşüm Mağazası’nda önce türlerine ve kullanım durumlarına göre ayrılıyor.
 
Sözde çevre korunuyor ama...
 
Artık kullanılma imkanı bulunmayan tekstil ürünleri, çöpe gitmesi engellenerek geri dönüşüm zincirine dahil ediliyor. Kullanılabilir durumda olan ürünler ise mağaza üzerinden ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. İddiaya göre kullanılamayacak durumda olduğu için geri dönüşüm zincirine dahil edilen tekstil ürünlerinin karşılığı kadar yeni ürün de mağazadaki raflarda yerini alıyor. Projeyle böylece belediye tekstil atıklarının geri dönüşümünü sağlayarak çevreye fayda sağlıyor. Ayrıca kullanıma hazır hale getirilen giyim ürünleri üzerinden belediyede yaşayanlar arasında dayanışma bağları kuvvetlendiriliyor. Kumbaralar kuruluyor ve ardından fotoğraflar çektirilerek kampanyaya start veriliyor. Buraya kadar her şey normal yürüyor.
 
İkinci el pazarı
 
Ancak asıl ilginç kısım bundan sonra başlıyor. Firma ile belediyeler arasında yapılan sözleşmeler sonrası toplanan giysilerin bir kısmı belediyeye teslim ediliyor. Ancak çoğu sağlam olan neredeyse yüzde 90’ı geri dönüşüm adı altında satılıyor. Bunun için ülkemizde devletin geri dönüşüm fabrikaları var ancak firmalar çoğu sağlam olan bu giysileri deniz aşırı ülkelere kilosu bir, bir buçuk dolar arasında satıyor. Bu elbiseler buralardaki üçüncü dünya ülkelerinde satışa sunuluyor.
 
Ticari gelir elde ediliyor
 
Yabancı menşeli olan bu firmalar bu işten olağanüstü bir kâr elde ediyor. Milyonlarca dolar para ülke içinde kalmak yerine yurt dışına gidiyor. Siz yardım yaptığınızı zannederken birileri sizin giysilerinizi, ayakkabılarınızı satıyor, bundan ciddi ticari gelirler elde ediyor. Giysiler belediyelerle yapılan anlaşmalar sonrası her hafta en az iki tır ile önce Mersin Limanı’na buradan da iddia o ki Afrika’daki ülkelere ve bazı Arap ülkelerine kullanılmış giysilerin satıldığı pazarlara sevk ediliyor.
 
Dudak uçuklatan rakamlar
 
Son yıllarda ülkemizde yurt dışı finansman kaynaklı olarak ikinci el giysi ve ayakkabı toplama alanında faaliyet gösteren ve belediyeler ile iş birliği içinde çalışan firmalar dev bir sektör oluşturuyor. Bu işi yapanlar, yöneticiler sektörün ülkemizde yıllık 300-350 milyon dolar gibi bir işlem hacmine ulaştığını beyan ediyor. Yaşanan para trafiği neredeyse Türkiye üzerinden hiç gerçekleşmiyor. Giysiler ülkemizde toplanıyor ancak parası yurt dışına akıyor.  Geri dönüşümle tekrar ekonomiye kazandırılıyor diye halkın kandırıldığı giysiler yurt dışında alıcı buluyor.
 
Sektör etkileniyor
 
Bu işten Türk ekonomisi değil yabancı ekonomiler kazanıyor. Türk giyim ve tekstil sektörü bundan etkileniyor, ihracat rakamlarında azalma meydana geliyor. Haftada ortalama 100 tonun üzerinde giysinin sevk edildiği öne sürülüyor. Kumbaraların incelenmesi, takibi, kıyafetlerin toplanması, sevkiyatı gibi tüm işlemler özel firmanın denetiminde ilerliyor.
 
Kaynak yurtdışına akıyor
 
Ülkemizde bu sektörün pek bilinmeyişi veya yeterince önemsenmemesi sonucu, toplanan giysi ve ayakkabılar sonucu oluşan yüksek gelir ve kaynak yurt dışına gidiyor. Yabancı firmalar, kurulmuş olan şirketleri milli göstermek için Türk olan kişiler üzerine firma açıyor. Şehrin muhtelif noktalarına yerleştirilen kumbaraların kontrolünün yurt dışında olması nedeniyle de bazı güvenlik riskleri yaşanabiliyor. Belediyeler kurdukları bir şirket aracılığı ile çok düşük maliyetlerle bu işi yapabiliyor. Ancak atık pil, atık yağda yapılan projeler atık giysi ve ayakkabıda hayata geçmiyor.
 
Devlet bedava alıyor
 
Uşak’ta devlete ait bir geri dönüşüm fabrikası bulunuyor ancak devlet geri dönüştürülen ürün için para ödemiyor. İddiaya göre bazı firmalar bu fabrikaya bir kaç parti ürün vererek bir makbuz alıyor ve ‘belediyeye geri dönüşüm yaptığını’ söylüyor, kalan ayakkabı ve elbiseleri de sağlam olarak yurt dışına satıyor. Zaten belediyelerin firmalarla yaptığı protokoller incelendiğinde firmaların belediyeye her yıl belirli miktar para ödediği, her yıl çocuk, bebek ve yetişkinler için yazlık ve kışlık olmak üzere sıfır, yeni ve hiç kullanılmamış binlerce takım giysiyi dağıtılmak üzere belediyeye teslim ettiği, bunun dışında sağlam elbiselerden yıllık 24 tonunu belediye sosyal yardım merkezine verdiği, maliyet-işçi-vergi vb masraflarını çıkarmak ve kâr elde edebilmek için topladığı giysileri bir şekilde satmak zorunda kalacağı anlaşılabiliyor.
 
Propaganda aracı
 
Bu kumbaralar sonucu halkın acıma, merhamet ve yardım duyguları adeta derinden sömürülüyor. Fakirlere yardım ve atıkların dönüştürülerek ekonomiye geri kazandırılması adı altında büyük bir ticaret ağı oluşuyor. Belediyeler “Yardımsever belediye” başlığıyla basın bültenleri hazırlayarak bu durumu bir tanıtım ve propaganda aracına dönüştürüyor, parayı özel firma götürüyor. Halk ise burada aldatıldığıyla kalıyor.
 
Kimler yapıyor
 
Türkiye’de elbise kumbarası işi yapan firmalar bir kaç tane. Bunlardan birisi yabancı uyruklu Teamtex Tekstil. Firmanın iki ortağından biri Polonya uyruklu Marcin Adam Kurylo diğeri ise Suriyeli Mohammed Nabhan Kaddour. Firmanın Türkiye’deki işlerini ise Nihat Öztürk isimli bir şahıs ve yakınlarının yürüttüğü öne sürülüyor. Bunun dışında Yeşil Çevre ve Tabiat Geri Dönüşüm gibi firmalarda yer alıyor. Teamtex’in Antalya’da Yeşil Çevre ismiyle faaliyet gösterdiği iddia ediliyor. Antalya’daki birçok belediye ile iş yapan Tabiat Geri Dönüşüm Tekstil firması ise Yunus Mubin Avkaroğulları ve Hatice Avkaroğulları’na ait. Bu firmalardan Teamtex firması daha önce Bursa’da bu tür iddialara maruz kalmıştı. Bursa basınında Bursa Şehir Gazetesi’nde Polonyalı’nın sicili kabarık başlıklı haberde “Polonya’da da tekstil ürünlerini toplayarak Afrika’ya sattığı ortaya çıkan Teamtex firmasının ortağı Marcin Kurylo’nun ticari faaliyetlerinin Polonya’da da tartışıldığı bildirildi” içeriğiyle ayrıca birçok iddiayı içeren 2 ayrı haber yaptığı öğrenildi. Haberde, “Şehir Gazetesi’ni ziyaret eden şirketin Türkiye ortaklarından biri olan Nihat Öztürk, yaptıkları işin yasal olduğunu savundu. Çöpe giden kıyafetleri ekonomiye kazandırdıklarını savunan Öztürk, kazan kazan yönteminin geçerli olduğunu, belediyelere istedikleri kadar kıyafeti yardıma muhtaç kişilere vermek üzere teslim ettiklerini savundu. Öztürk, Bursa’da bir dönüşüm tesisi kurmayı planladıklarını da anlatırken, bu işten kamu zararının oluşmasının mümkün olmadığını da ileri sürdü” ifadeleri göze çarpıyor. Avkaroğulları firmasının geri dönüşüm ürünlerini ve kullanılabilir durumdaki sağlam elbiseleri ne yaptığı, akıbetlerinin ne olduğu ise bilinmiyor.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI