Bugun...
Reklam


Osmanlı Arşivlerinde neler oluyor?
Geçen hafta Sosyal medya paylaşımlarından duyduk, Arşiv Uzmanı Vedat Sağlam T,caret bakanlığına ataması yapılmıştı, Bu şekilde Arşiv uzmanı 300 kişinin ilgisiz bakanlıklara ataması yapılmıştı. Asırlardır çürümeye terk edilen, Arşiv güvenlikçilerinin odun-kömür bittiğininde sobada yakarak ısındıklarını bildiğim Osmanlı arşivleri kurtarılmaya çalışılırken Bu uzman personel neden ilgisiz kurumlara gönderildi?

Osmanlı Arşivlerinde neler oluyor?
+ -

Osmanlı Arşivlerindeki kıyımı sosyal medyaya taşıyan arşiv umanı Vedat Saglam;

Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde kıyıma uğratilip alakasız bakanliklara gönderilen ARŞIV UZMANLARI 30 yıl içinde neler yapmışlardı?
Cevabı verelim; Türkiyemizin hafızasını ve yüzyıllık belgelerini çürümekten, Yok olmaktan kurtarmıştı..." 
Kadrolaşma adına yapılan bu arşiv uzmanları kıyımı tarihe bir UTANC ve IHANET vesikasi olarak geçmiştir....

TARİHİ BİR KIYIM, UTANÇ İCRAATI VE YAMAN BİR ÇELİŞKİ
"Osmanlı'dan (dedelerimizden) kalan mezar taşlarını okuyamıyoruz! diyenler, Osmanlı Arşiv Uzmanları'nı canlı canlı mezara gömdü ?!.."


Türk Arşivciler Derneği
15 Ağustos, 13:09 · 
KAMUOYUNA DUYURU!!!

Devlet Arşivlerinde Uzman Personel Tasfiyesi

Arşivler bir milletin varlığının en önemli delilidir. Osmanlı devlet adamlarının büyük önem verdiği ve devletin hafızası olarak nitelendirdiği Osmanlı Arşivleri, Cumhuriyet döneminde uzun yıllar ihmal edilmiş, ancak 1986 yılında merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde büyük bir tasnif faaliyetine girişilmiştir. Bu yıldan itibaren üniversitelerin tarih, edebiyat, ilahiyat ve benzeri bölümlerinden mezun olmuş Osmanlıca bilen personel sınavla seçilerek istihdam edilmiştir. 1987 yılından bu yana depolarda bulunan yığınla evrakın tasnif edilmesi, özetlenmesi, kataloglanması, dijitalleştirilmesi ve restore edilmesi işlemleri başarıyla yürütülmüş, bugüne değin 45 milyon evrakın tasnifi tamamlanmıştır.

2013 yılında; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Osmanlı Arşivi'ne verdiği değerin göstergesi olarak Kağıthane'deki Devlet Arşivleri Külliyesi tamamlanmış ve Cumhurbaşkanımızın da katılımıyla açılışı gerçekleştirilmiştir.

Devletimizin Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçiş süreci çerçevesinde Devlet Arşivleri olması gerektiği şekilde devletin en üst mertebesine, Cumhurbaşkanlığı'na bağlanmıştır. Bu gelişme bütün arşivciler ve kamuoyu tarafından sevinçle karşılanmıştır. 
Ancak, 16 Temmuz 2018 tarihinde yayınlanan kararnameye "Kurum, personeli ile birlikte bağlanır." ifadesi eklenmemiş ve tüm Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü personeli havuz sisteminde bırakılmıştır. 11 Ağustos 2018 tarihinde havuzda olan personelin bir kısmının Devlet Arşivleri Başkanlığı bünyesine dâhil edildiği, ancak maalesef hizmetleri 2 ila 30 yıl arasında değişen Osmanlı ve Cumhuriyet Arşivi'nden üç yüz civarında personelin ise istihdam fazlası olarak mesleği ile ilgili ilgisiz farklı kurumlara atandığı öğrenilmiştir.

Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü ilga edilmiş olmakla birlikte, Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Arşivleri Başkanlığı adıyla yeniden kurulduğuna göre bu durumda kurum personeli istihdam fazlası olarak değerlendirilmemelidir.

Osmanlı ve Cumhuriyet Arşivinde tasnif edilmeyi bekleyen daha milyonlarca evrak dururken, yetişmiş uzman personelin başka kurumlara atanması Devlet Arşivleri ve devletimiz ve hatta dünya tarihçiliği açısından büyük bir kayıp oluşturmaktadır.
Yaklaşık üç yıl önce yine aynı yöneticiler tarafından bin bir emekle geliştirilen restorasyon bölümü kadrolarında istihdam edilerek yetiştirilen personel de bu atamalardan nasibini almıştır.

Türk Arşivciler Derneği olarak kültür ve medeniyetimizin temel taşlarından olan Devlet Arşivleri Başkanlığında yapılan bu tasfiye çalışmasının eksik bilgilendirme ve yanlış değerlendirmeler sonucu olduğu varsayımından hareketle bu yanlıştan dönülmesi ve meslektaşlarımızın görevlerine iade edilmeleri en büyük temennimizdir.
Saygılarımızla kamuoyuna duyurulur...




Kaynak: Sivil hareket

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR
3 Yorum

İlber Ortaylı
20-08-2018 12:33:00

ARŞİVLERİN CUMHURBAŞKANLIĞI’NA BAĞLANMASI DOĞRUDUR LAKİN TAYİNLERİN SORGULANMASI GEREKİR
Prof Dr ilber Ortaylı

OSMANLI Arşivleri 1980’lerde Hasan Celal Güzel’in müsteşarlığı sırasında önemli bir hamle yaptı. Bu tamamen onun kişiliği, çalışkanlığı ve sebatıyla ilgilidir. Bir anda sayısı onları, giderek birkaç yüzü bulan uzman alındı. Bu uzmanların peyderpey alınışı mesleğe ilgiyi uyandırdı. Hem Osmanlıca hem de yabancı dil bilen kimse pek azdır. Hatta arşiv araştırmacıları arasında bile Hariciye Nezareti’nin dili olan Fransızcayı ve Osmanlı belgelerini birlikte okumak sadece Sinan Kuneralp’te görülür diye biliriz. Uzmanlar zamanla doğrusu iyi yetiştiler.

Son düzenlemede arşivlerin herhangi bir bakanlığa değil Cumhurbaşkanlığı’na bağlanması doğrudur. Lakin açıklanmayan sebeplerle, Osmanlı arşivinde tasnif edilmeyi bekleyen hâlâ milyonlarca evrak dururken 200’e aşkın arşiv uzmanının mesleğin ihtisasıyla ilgisiz yere tayin edilmesi doğrusu sorgulanması gereken bir karar.

Şüphesiz ki Ankara’daki Tapu Kadastro, bakanlıklardaki Osmanlı döneminden kalan ve maalesef bugünlere kadar çok iyi korunamayan evrak (mesela Maarif Nezareti-Vekâleti) uzmanları bekler. Yine Ankara’da tutulan şeriyye sicilleri, Cumhuriyet Arşivi uzman ihtiyacı içindedir ama bazı tayinlerin arşivciler için fazla dar bir alan olduğu ortada. Geçen zamanla yeni teşkilatlanmanın düzelmesi gerekir.

Arşivciler Derneği
19-08-2018 15:38:00

KAMUOYUNUN DİKKATİNE!!!!

Arşivler bir milletin varlığının en önemli delilidir. Osmanlı devlet adamlarının büyük önem verdiği ve devletin hafızası olarak nitelendirdiği Osmanlı arşivleri Cumhuriyet döneminde uzun yıllar ihmal edilmiş, ancak 1986 yılında Turgut Özal'ın gayretleri ile Büyük bir tasnif faaliyetine girişilmiştir. Bu yıldan itibaren Üniversitelerin tarih edebiyat ilahiyat ve benzeri bölümlerinden mezun olmuş Osmanlıca bilen personel sınavla seçilerek sözleşmeli personel olarak göreve başlatılmıştır. 1987 yılından bu yana o depolarda bulunan yığınla evrakın ayıklanarak tasnif edilmesi, okunması, özetlenmesi, kataloglanması ve restore edilmesi işlemleri başarıyla yürütülmüş, Bugüne değin 45 milyon evrakın tasnifi tamamlanmıştır.

Devletimizin başkanlığa geçişi süreci içerisinde devlet arşivleri olması gerektiği şekilde devletin en üst mertebesine devlet başkanlığına bağlanmıştır. Ancak Devlet Arşivleri Kararnamesine "personeli ile birlikte bağlanır" ifadesi eklenmemiş ve 30 yıllık uzman arşivi personeli havuza bırakılmıştır ve maalesef 11 Ağustos 2018 tarihinde Devlet Personel Başkanlığı'nın bilgi edinme ekranından uzman personelin büyük çoğunluğunun mesleği ile ilgili ilgisiz farklı kurumlara atandığı bilgisine ulaşılmıştır.

1-Devlet arşivleri mülga bir kurum değildir. Cumhurbaşkanlığına geçiş yapılarak kurumun varlığı devam ettirilmektedir. Bu durumda kurum personelinin başka kurumlara atanması kabul edilebilir bir durum değildir. İstihdam fazlası gibi gösterilerek tasfiye edilen tasnif personelinin yerine yeni personel alınmasının planları yapılmaktadır.

2-En önemli özelliği Osmanlıca belge okuma becerisine sahip olan uzman arşiv personeli ilgili ilgisiz kurumlara atanarak bankamatik memur konumuna düşürülmüştür.
3-Osmanlı arşivinde tasnif edilmeyi bekleyen hala milyonlarca evrak dururken uzman personelin hiçbir kritere bağlı kalınmaksızın dağıtılması devleti her anlamda zarara uğratmaktadır.

4-Kurumdan uzaklaştırılan personel arasında Çanakkale ve Birinci Dünya Savaşları konusunda uzmanlaşan, Kutülammare dizisine danışmanlık yapan, bu vasfı ile Gündem Ötesi programına konuk olarak davet edilen Muzaffer Albayrak,
Balkan göçleri ve muhacirleri konusunda pek çok kitabı olan Yıldırım Ağanoğlu,

tarihi yazılarıyla dikkat çeken ve Gündem Ötesi programına konuk olarak davet edilen Sinan Çulluk gibi değerli isimler de yer almaktadır. Bütün bu insanlar arşivdeki görevlerini hiç aksatmadan bütün gayretleriyle Türk kültürüne ve vatanlarına hizmet etmeye çalışmaktadırlar.

Sayıları 250'yi aşan uzman arşiv personelinin gerçek anlamda hiçbir kriter dikkate alınmadan kendisine dair her tür muhalif görüş ve davranışı yok etmek amacına yönelik olduğu son derece açıktır. Bu üzücü durum karşısında kamuoyunu bilgilendirmek Türk Arşivciler Derneği olarak bizim vazifemizdir.
Türk Arşivciler Derneği

Zekeriya Kurşun
19-08-2018 15:36:00

Devlet arşivlerinde neler oluyor?
16 Ağu 2018, Perşembe
Zekeriya Kurşun

Yeni Hükümet Sistemi’ni tanıtırken o zaman Başbakan olan şimdiki Meclis Başkanımız esprili bir dil ile “dükkanı kapatıyoruz” demişti. Yeni Hükümet Sistemi’nde Başbakanlığın ilgası, halk diliyle ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Nihayet beklendiği gibi yeni sisteme geçildi ve Başbakanlık da kapılarını kapattı. Tabii olarak Başbakanlık ve ona bağlı kurumlar da bundan nasibini aldı. Kimi kaldırıldı, kimi diğer bakanlıklara kimi de ad değişikliğiyle doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlandı. Bu yapılanmadan kimi memnun oldu, kimi de statü kaybına uğradığı için üzüldü. Bu zorunlu dönüşümden, Başbakanlığa bağlı çalışan bürokrat, uzman ve memurlar da etkilendi. Henüz tamamlanmamış olsa da bir çoğunun kurum adı, bürosu ve tabi ki kurum kimliği de değişti.

Bildiğiniz bu hususları niye mi anlatıyorum?

OSMANLI ARŞİVİ TARİH OLDU

Hafta sonundan beri önce kulislerde sonra sosyal medyada ve kimi haber sitelerine düşen bir haber yüzünden. Elbette söz konusu mecralarda binlerce haber dolaşır her gün ve çoğu ile ilgilenmem. Ama haber, otuz üç yıldır sürekli gidip araştırmalarımı yaptığım kurum olan Başbakanlık Osmanlı Arşivi (şimdi Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı) olunca iş değişiyor tabii.

Önce haberi anlamakta zorluk çektim ama görüştüğüm arşivciler, tarihçiler ve kimi kurum yöneticileri anlatıca anlar gibi oldum. Gerçi anlatanların hiçbiri de doğru-dürüst anlamamıştı ya meseleyi.

Ben bir daha anlatayım: Yeni sisteme göre Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı kurulunca, Başbakanlık Osmanlı Arşivi ilga edildi. Bu kurumda çalışan uzmanlar da diğer Başbakanlık çalışanları gibi personel havuzuna düşmüşler. Son bir aydır sonuçlarının ne olacağını merakla bekliyorlarmış. Doğrusu ortaya çıkan sonucu da tahmin eden olmamış. Zira beş yüz küsur çalışanın; daha doğrusu nadir yetişen uzmanların yarısı (ki sayı kesin değil), kendilerini ilgilendirmeyen başka kurumlara tayin edilmiş. Üstelik tercihleri de sorulmadan. Haklı olarak, “bu ilk mi, ne bu heyecan? Binlerce tarihçi, arşivci vs. iş ararken, bunlar işlerini koruyabildiler ise neden şükretmiyorlar”, diyebilirsiniz. Ben de söyledim, ama işin aslı öyle değil.

Arşivler “milletlerin hafızası” olarak tanımlanır. Dünyada tarihi devlet arşivlerine sahip olan ülkeler bununla övünür ve esasında dünya mirasına verdikleri katkı da arşivleri ile ölçülür. Nitekim Türkiye’nin tartışmasız en büyük zenginliği de arşivleridir. Saygın tarihçilerin kanaatine göre; milyonlarca belgeyi içinde barındıran (eski) Başbakanlık Osmanlı Arşivi tamamıyla çözümlenmeden dünya tarihi asla yazılamayacaktır.

ARŞİVİN SERÜVENİ

Bu arşivler bugüne kolay gelmedi. Pek çok badire atlattı ama bunun yanında büyük gelişmelere de sahne oldu. Osmanlı Arşivleri atıl bir durumda iken merhum Turgut Özal ve Hasan Celal Güzel’in inisiyatifleri ile yeniden canlandı. Genel müdürlük ve yardımcılık yapan Atilla Çetin, İsmet Binark, İsmet Miroğlu, Yusuf Halaçoğlu, Yusuf Sarınay, Necati Gültepe, Mustafa Budak ve şimdi Devlet Arşivleri Başkanı Uğur Ünal’in gayretleriyle de önemli bir seviyeye taşındı. Belgelerin bir bölümü tasnif edildi, manuel ve dijital kataloglar yapıldı, araştırma hizmetleri alanında yüzümüzü ağartan sonuçlar alındı. Hizmetler arttıkça, hem Türkiye’de hem de dünyada bu arşivlere dayalı yüzlerce kitap, binlerce makale yazıldı. 1986’dan önce pek çok yabancı ve yerli araştırmacı çalışmalarının önsözlerinde, Türk arşivlerinde çektikleri çilelerden bahsederken, bu dönüşümden sonra Osmanlı Arşivlerinin hizmet şekli, dünya arşivlerine örnek gösterilmeye başlandı.

Bunlar nasıl mı oldu? Arşivlerin önemi kavranarak alınan inisiyatif ve arşivci yetiştirmek üzere istihdam edilen kaliteli elemanlar sayesinde oldu. Kısacası bu başarı, şimdi başka kurumlara tayin edilen arşiv uzmanları eliyle sağlandı. Özel bir alan olduğu için de bu başarı hikâyesi hiç dile getirilmedi. Ancak arşivden istifade eden yerli ve yabancı araştırmacıların dillerine pelesenk oldu, kitaplarına girdi.

KURUM HAFIZASINI YİTİRDİ

İnsan, “Böyle bir yapıya nazar mı değdi” diye sormadan edemiyor. Elbette bu akıl almaz tasarrufta bulunanlar, bir şeyler düşünmüşler ve bir açıklamaları vardır. Ama unutmayalım ki, arşiv milletin hafızası ise arşivin hafızası da uzun zamanda yetişen bu tecrübeli uzmanlarıdır. Maazallah, “hafıza” da hafızasını kaybederse, varın gerisini siz düşünün.

Heyecanını yitirmiş, hizmet kalitesi düşmüş kurumu yenilemek; gençlere istihdam alanı açmak; Devlet Arşivleri’nin yeni hükümet sistemine adapte edilmesinde, -belki iyi niyetle bütün arşivleri bir araya toplamak için- daha güçlü merkezi bir idare kurmak hedeflenmiş olabilir. Ancak bunlar için çeyrek asırda yetişebilen uzmanların göz ardı edilmesi, bir çırpıda onlardan vazgeçilmesi nasıl izah edilebilir?

Uzatmadan bir örnek vereyim. Osmanlı arşivlerinde pek çok dilde belge vardır. Ama ağırlıklı olarak hâlâ okunmayı ve tanınmayı bekleyen milyonlarca belge Osmanlıca’dır. Osmanlıca ise çeşitli yazı usulleri ile kaleme alınır. Meselâ saraydan çıkan yazılar divanî, maliye kayıtları siyakat, meşihat yazıları ta’lik, bürokrasinin evrakı da rik’a ile yazılır. Makul zekâda bir kişi, matbu Osmanlıca’yı üç ayda, rık’a yazı çeşidini iki-üç yılda, divanî yazıyı çalışmasına bağlı olarak 4-5 yılda, siyakati ise ömrü boyunca sürekli öğrenir. Yaklaşık on yıl süren bu öğrenme süreci mutlaka bir usta nezaretinde olur.

Meseleyi siz anladınız. Kimse Hüdâ-yi nâbit uzman olmuyor. Çeyrek asırdan fazla yatırım yaparak bilgi ve tecrübe kazandırdığımız bu ustaları iş göremez hale getirirken; yenilerini nasıl yetiştireceğimizi soruyorsunuz.

Dünya literatürüne giren “Osmanlı Arşivleri” isminin tarih olması bir yana, bu soruyu ben de soruyorum.

Umarım cevap veren biri olur.
https://www.yenisafak.com/yazarlar/zekeriyakursun/devlet-arsivlerinde-neler-oluyor-2046887

Server Avcı, arşivci soykırımı olmasın
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/arsivci-soykirimi-olmasin-48506yy.htm

Cumhurbaşkanına çağrı
https://www.habererk.com/analiz/tc-cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogana-acik-mektup-kerime-yildiz-h66119.html

300 personel sürgün
https://odatv.com/ortadogu-uzmani-tarihciyi-tapu-kadastroya-30-yillik-arsivciyi-sgkya-atadilar-14081825.html

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI