Bugun...
Reklam


Seçimlere Antropolojik bir yorum
Araştırmacı Özkan Mustafa KÜÇÜKKURAL 24 Haziran seçim sonuçlarını bilimsel yönüyle açıklamaya çalıştığı yazısını aşağıda sizlere sunuyoruz.

Seçimlere Antropolojik bir yorum
+ -

DEĞERLİ DOSTLAR;

24 Haziran 2018 Genel Seçimleri sonuçlanmış ve herkes siyasi yorumlar yapmaya başlamıştır.
Bendeniz asla siyasi değil; ancak ve ancak Antropolojik bir yorum yapmayı ve sizler ile paylaşmayı uygun gördüm. Bu konuda çok farklı görüşleriniz olabilir, benim yorumlarıma katılmaya bilirsiniz.! Sizlerden rica ile beklentim birşey yazacaksanız bir defa daha okuyup eleştiri yazmanız.

24 Haziran 2018 Kesin olmayan Genel Seçim sonuçları aşağıdaki gibidir.

İTTİFAKLAR

PARTİLER

ALDIĞI OY

TOPLAM

C. B. ADAYLARI

ALDIĞI OY

CUMHUR İTTİFAKI

AK PARTİ

42,54

53,65

RECEP TAYYİP ERDOĞAN

52,58

MHP

11,11

MİLLET İTTİFAKI

CHP

22,64

33,96

MUHARREM İNCE

30,64

İYİ PARTİ

9,97

MERAL AKŞENER

7,30

SAADET PARTİSİ

1,35

TEMEL KARAMOLLAOĞLU

0,89

 

HDP

11,69

11,69

SELAHATTİN DEMİRTAŞ

8,39

 

HÜDAPAR

0,32

0,32

(R.T.ERDOĞAN)

-

 

VATAN PARTİSİ

0,24

0,24

DOĞU PERİNÇEK

0,20


Şimdi ortaya çıkan bu tablo hangi tutumların, oy verme davranışına dönüşmesi olabilir??

Öncelikle AK Parti seçmeninin büyük bir bir çoğunluğu Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıkmıştır. Aslında ortada AK Parti diye bir olgu da yoktu ve olmayacaktır da. Ayrıca AK Parti seçmeninden çok büyük olmasa da gözle görülür bir kaçak da vardır. Aslonan Lider yani, Sayın Cumhur Reisimiz Recep Tayyip ERDOĞAN’dır.

Peki MHP ne yapmıştır? MHP seçmeni yine çok güçlü bir şekilde olmasa da gücü yettiği kadar R. T.  Erdoğan’a sahip çıkmaya çalışmıştır. MHP; seçmeninin bir bölümünü İYİ Parti’ye kaptırmıştır. Hem lider hem de parti bazında bu böyle olmuştur. AK Parti seçmeni; nasıl Parti tercihlerinde MHP’ye ve Devlet Bahçeliye sahip çıkmış ve İYİ Parti’ye ezdirmemiş ise; Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP seçmeni R. T. Erdoğan’a sahip çıkmıştır. Bu yüzden AK Parti: % 42,54 MHP: %11,11 ve Cumhurbaşkanlığında Recep Tayyip ERDOĞAN: % 52,58 almıştır. Bunun tersi yani bugünkü MHP seçmeni % 11,11 olup da bunların R.T. Erdoğan’a oy verdiğini, AK Parti’nin oyunun % 42,54 olup da bunların AK Partiye oy verdiğini düşünmek doğru olmaz.

Peki olan yanlış mı oldu?? Hayır MHP ve AK Parti kendi içinde kadim değerlerinden uzak olanlardan kurtuldu. Geçici ve dünyalık, tırnak içinde ‘’dava arkadaşlarından’’ temizlendi.

Şunu bilelim ki; gerçek HDP seçmeni asla Muharrem İNCE ya da başka bir adaya oy vermez. Bu sebepten Selahattin Demirtaş % 8,39 oranla gerçek HDP oylarını almıştır. Geçmiş seçimleri de incelediğimizde bunun aşikar olduğu görülür. Son seçimlerde alınan 7 Haziran, 1 Kasım ve bugünkü 27 Haziran seçimlerindeki oylar kurnaz CHP seçmenine aittir. Bundan mütevellit HDP: % 11,69 almıştır.

Evet şimdi Meral Akşener’i ve İYİ partiyi incelersek: sizlere 2002 seçimlerinde Genç Parti ve lideri Cem Uzan’ı hatırlatmak isterim. Yaklaşık İYİ Parti’nin oy aldığı yerlerden o da % 7,3 civarı oy almıştı. Yine 2002 seçimlerinde MHP % 8 vivarı oy almıştı. 24 Haziran 2018 seçimlerinde aynı oy potansiyeline sahip bölgelerde toplamda aynı oranla Meral Akşener % 7,30 oy almıştır. Belki ufak tefek farklar vardır. Peki Meral Akşener % 7,30 oy alırken İYİ Parti neden % 9,97 oy aldı?? Şimdi 2007 seçimlerinde MHP % 14 oy alırken basın yayın ve CHP’li akıllıların aileden biri MHP’ye oy vermeli söylemlerini hatırlayalım. CHP yöneticilerinden birinin sandıkta MHP’ye oy verdiğini iyi bilirim. Ya da 2015 Haziran ve Kasım seçimlerinde HDP’yi baraj üstüne çıkarmak için yapılan kampanyaları hatırlayalım. Şunu demek istiyorum; Muharrem İNCE % 30,64 oy alırken CHP neden % 22,64 oy aldı derseniz.!! Canım bir çok seçimden antremanlılar ve yine yakın refleks ile öyle davrandılar. Kim mi? Tabi ki CHP seçmeni. Diyorlar ki Muharrem İnce CHP’den daha çok oy aldı. Yok yok almadı yıllardır CHP strateji gereği seçmeninin bir bölümünü diğer partilere dağıtıyor zaten ne kadar mı? Eh işte yetecek ve diğer partileri meclise sokacak kadar. Hoş bu seçimde İYİ Parti için böyle bir şeye gerek yoktu çünkü ittifaklar vardı; ne yaparsın eski alışkanlıklardan kurtulmak zordur.!!

Peki bu % 30’luk seçmen gerçekten CHP’li midir?? El cevap asla ve kata CHP’li değildir. Hele Bugün CHP’nin oy aldığı başta İzmir evet iyi duydunuz İzmir ve civarı iller Cumhuriyet kurulduğu yıllardan günümüze hiç bir zanman CHP’li olmadı ve CHP’yi sevmedi. Delil mi; Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Serbest Cumhuriyet Fırkası, Demokrat Parti, Adalet Partisi, Anap ve hatta DYP yani sağ liberal partiler her kurulduğunda İzmir ve civarı hep bu partilere oy verdi. Bana atma diyene kadar şunu okuyun. İnternetten tamamını lütfen.

Sabah Gazetesinde yayınlanan 30 Kasım 2009, PazartesiNAZLI ILICAK RÖPORTAJI

Dinç Bilgin'in ağzından "tutucu İzmir"

İzmir eskiden, hangi devirde olursa olsun, zamanın ruhunu en iyi anlayan şehirlerden bir tanesiydiO büyük değişimin şehriydi. Dolayısıyla, ilk demokrasi denemeleri, Serbest Fırka, en fazla İzmir'de güçlendi. Arkasından Demokrat Parti, ardından da Turgut Bey'in, Özal'ın en fazla güçlendiği şehirdir İzmir. Zamanın ruhunu iyi kokluyordu. Bugün koklayamıyor maalesef. Tutucu, yeniliğe, değişikliğe kapalı, değişiklikten korkan bir şehir olmuş." 

İzmir bana göre gereksiz bir paranoyaya kapıldı; o paranoya İzmir'i zamanın ruhundan kopardı. İzmirlilerin ilericilik zannettikleri şey, tutuculuğa dönüştü. Türkiye'nin en ulusalcı şehri oldu meselâ İzmir; bu bana acı geliyor. Ergenekoncu şehir oldu. İzmir ki, Demokrat Parti'nin kalesi, Adalet Partisi'nin kalesi, ANAP'ın kalesi... Birden böyle ulusalcılığa dönüşmesi bana acı veriyor.’’

Bu seçim ve son 20 yılın siyasetini okumak isteyen biraz aklını gerçeklere açsın ve kendi zanlarından kurtulsun lütfen. Antropolojiden, sosyolojiden ve felsefeden yardım alsın ya da bunları bilenlerden.!!

Bu millet kuruldu kurulalı CHP’yi yeteri kadar sevmedi ve ona karşı kurulan tüm partilere sonuna kadar destek verdi. Lakin o partilerin yaptığı bazı hatalar neticesinde CHP bazen birkaç puan yükseldi bazen de düştü.

Davranışlar birden bire aniden ve hesapsız ortaya çıkmaz çıkanlara biz refleks hareket diyoruz. Bunlar iradi değillerdir. Davranışların arkasında milyonlarca ayrıntılı tutumlar vardır. Bu tutumların da oluşmasında kişiye ulaşan her türlü enformasyon ve iletiler mevcuttur. Bu iletiler duyu organlarımız tarafından sebepler aleminden alınır yani evrenden. Bundan sonra onları birleştirme ve anlamlandırma süreci başlar yani akıl. Bunun arkasında da irade oluşur ki bu da davranışlara hükmetme alanıdır. Ve kalbi alan yani manevi alan başlar. Sevmek, nefret etmek, değer atfetmek, değersiz görmek, inanmak ve iman etmek gibi.

-------arkası yarın.!!!

 

-- 

Özkan Mustafa KÜÇÜKKURAL

AD-ER Araştırma ve Danışmanlık Ltd.Şti.

www.ad-er.com

Tel : +90 212 522 48 98

Gsm: +90 532 664 91 67

kucukkural@gmail.com




Kaynak: Özkan Mustafa KÜÇÜKKURAL

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI