Bugun...


TS-FB Ezeli rekabete dönüşen kupa davası
Daha zorunlu açıklama:Fenerbahçe Kulübü’nün bugün resmi sitelerinde yaptığı ve tarihi bir talihsizlik olarak gördüğümüz açıklamaya cevap verme zorunluluğu doğmuştur.

TS-FB Ezeli rekabete dönüşen kupa davası
+ -

Maalesef, Fenerbahçe Kulübü'nün büyük bir hezeyanla Trabzonsporumuzun 2010 – 2011 sezonunda kazandığı ve onlarca ayrı kararla tescillenen şampiyonluğunu savunan herkesi ''terör örgütlerini meşrulaştırmak'' suçuyla ilişkilendirdiğine tanıklık ettik.

Öncelikle belirtmek isteriz ki; Trabzonspor Kulübü, ilgili camianın kendi taraftarlarını konsolide etme çabalarına rağmen UEFA, CAS, İsviçre Federal Mahkemesi başta olmak üzere verilen onlarca kesin yargı kararına göre 2010 – 2011 sezonunun şampiyonudur. Bundan hareketle, o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılım sağlayan Türk temsilcisi unvanına sahip olmamız nedeniyle de konuyu tartışmayı zul görmekteyiz.

Ancak; milli değerlerine bağlılığı herkes tarafından bilinen ve 15 yaşında şehit düşecek kadar vatan sevgisiyle yoğrulmuş Eren Bülbül'ler yetiştiren bir şehre, o şehrin takımına ve dünyanın her yerine yayılmış milyonlarca taraftarına karşı yapılan terör ilişkilendirmesi sonrası tekrar hatırlatmakta fayda görüyoruz...

Trabzonspor Kulübü hiçbir şart ve koşulda terör örgütleriyle bir araya gelmemiştir. Kendi sahalarında terör örgütü üyeleriyle kol kola girerek çift kale maç yapmamıştır! Hatta o terör örgütü üyelerini kulüplerine ‘onur üyesi’ dahil olmak üzere normal üye de yapmamıştır. Ne bir yöneticisi ne bir futbolcusu ne de tek bir üyesi terör örgütü üyeliğinden yargılanmamıştır.

‘Yeniden yargılama’ kararı veren mahkemenin kararında davada herhangi bir kumpas olmadığı, belgelerin de sahte olmadığı açıkça belirtilmesine rağmen bugün taraftarlarını''kumpas'' kılıfıyla kandırabileceğini düşünenler unutmamalıdır ki; şike döneminin yöneticileri tarafından ekilen tarlalar, dikilen çift dikişler, Eyüp Sultan Camii'nde kesilen kurbanlar, çantalarda giden paralar, verilen arabalar, rakip oyuncunun maçta oynamaması için alınan sahte raporlar, lakabı CEO olanlar ve hocalardan fetva isteyenler hâlâ tüm Türkiye'nin hafızasındadır.

Hafızada olan başka bir gerçek daha vardır; Şike Davası’nda ceza alan sanıkların hiçbirisi Yargıtay’a yaptıkları itiraza dair dilekçelerinde ne tapeleri ne de belgeleri yalanlamış, “Evet bunlar bizim konuşmalarımız ama şike ve teşvik eylemini içermiyor” savunması yapmışlardır! Kaldı ki Fenerbahçe Kulübü’nün o dönem ceza mahkemesinde yargılanan üst düzey yöneticilerinden birinin itirafı da hala kayıtlardadır. Beraber yargılandığı eski başkanının adının ikinci Etik Kurulu raporundan çıkartılması üzerine bu üst düzey yöneticiniz, “Ben de insanları yanıma çağırıp konuşsaydım bu kadar tapem olmazdı” demiştir.

İlgili kulübün hem dün hem de bugünkü bazı yöneticileri, bir yandan inkar edemedikleri; diğer yandan ise “kumpas” olarak niteledikleri söz konusu şike belgeleriyle Trabzonspor’u UEFA’ya şikayet ederek, ceza almamız gerektiği aymazlığını göstermişlerdir. UEFA’daki duruşmada hukukçularımız, Fenerbahçe Kulübü avukatlarına, “Türkiye’de ‘kumpas’ dediğiniz bu belgelerle bizi şikayet ediyorsunuz. Madem kumpas neden buradayız?” sorularına cevap dahi verememişlerdir. En son CAS’taki duruşmada da aynı kulübün avukatları, “Biz zaten cezamızı çektik, FIFA’nın yeniden bir ceza vermesine gerek yoktur” diyerek ‘ikrarda’ bulunmuşlardır.

Kamuoyunda ''3 Temmuz'' olarak bilinen ve futbolcularımızdan camiamıza kadar milyonlarca insanın mutluluğunun çalındığı sürece dair görüş bildiren ve yorumda bulunan tüm Trabzonsporluları terör kelimesiyle ilişkilendirenlere bir kez daha hatırlatmak isteriz:

Kulübümüz, ilgili kulüp gibi 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesinde kınama mesajı için sabahın ilk ışıklarını beklememiş, Türkiye'de FETÖ darbesine anında karşı duran ilk futbol kulübü olmuştur! Kulübümüz sadece FETÖ değil; her türlü terör örgütlerinin eylemleri karşısında da dimdik durmuştur! Çünkü bizim için söz konusu vatan ise gerisi teferruattır! Birileri gibi vatanımızı ‘kişisel’ bekamıza tercih edecek kadar zavallı değiliz!

Bu vesileyle tüm camiamızdan ve tüm Trabzonsporlulardan bu kirli zihniyet karşısında bir kez daha dik duruş göstermelerini istiyor, her platformda Bordo-Mavi forma altında kazanılan tertemiz şampiyonluğumuzu haykırmaya davet ediyoruz.
2010 – 2011 şampiyonu Trabzonspor'dur!
7.6.2019 20:10

Haber Kaynağı: trabzonspor.org.tr/tr/haberler




Kaynak: Trabzonspor

Editör: ABDULLAH GÖZAYDIN



YORUMLAR

FB KULÜBÜ AÇIKLAMASI
07-06-2019 20:24:00

Fenerbahçe Spor Kulübü, tekrar alevlenen 2010-2011 sezonu şampiyonluğu hakkında zorunlu bir açıklama yaparak, "25 milyon taraftarımızla omuz omuza, ilk gün söylediğimiz gibi bugün bir kez daha dile getiriyoruz ki; 2010-11 şampiyonu Fenerbahçe’dir, alın teri ile kazanılmış kupamız müzemizdedir" dedi.

Trabzonspor forması hediye edilen Albayrak: 2010-2011 sezonunun şampiyon formaları yapılmış
Bir dizi programlara katılmak üzere Trabzon’da bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a Trabzonspor'un yeni sezon forması hediye edildi, Albayrak da "Yanlız bu forma 2010-2011 sezonunun formalarıymış. Yani şampiyon sezonun formaları" yorumunu yaptı.
Fenerbahçeli taraftarlar bu açıklamaya sosyal medyada tepki gösterdi ve 2010-2011 sezonunun şampiyonluk kupasının Fenerbahçe müzesinde olduğunu hatırlattı.

Fenerbahçe Spor kulubü de bunun üzerine Fenerbahçe'nin resmi internet sitesinden bir açıklama yayımlayarak, "Futbol Takımımızın 2010-11 sezonu şampiyonluğu ile ilgili yaratılan suni gündem üzerine bir açıklama yapma zorunluluğu doğmuştur" dedi.

'EN BÜYÜK DELİLİMİZ ALIN TERİMİZ'

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Ali Koç: İçinde bulunduğumuz durum iyi değil
"Bu bağlamda bir kez daha hatırlatmak isteriz ki; ilgili sezonda, futbol takımımızın büyük emekler ve alın teri ile kazandığı en değerli şampiyonluğu, o dönemde ülkemizin hukuk, adalet, polis teşkilatı, medya başta olmak üzere tüm yapısına sızmış Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ), devletimizin tüm imkanlarını da kullanarak Fenerbahçe’mize karşı kurduğu Şike Kumpası’yla kirletilmek istenmiştir."
 "3 Temmuz’un devamında aynı yapının bu kez ülkemizin varlığına da kast etmeye çalışmasıyla ortaya çıkan gerçekler; 'en büyük delilimiz alın terimiz' diyen Fenerbahçe’mizin, daha ilk gün korkusuzca kulübünün yanında olarak 'Fenerbahçe’yi FETÖ’ye teslim etmeyeceğiz' diyen Büyük Fenerbahçe Taraftarının, 'Ne şikesi memleket elden gidiyor' diyen eski Başkanımız Aziz Yıldırım’ın ne derece haklı olduğunu, 3 Temmuz’dan sonra yaşanan her günde ve her olayda gün gibi ortaya koymuştur."
"Bugün şike kumpasında parmağı olan hakiminden savcısına, emniyet müdüründen memuruna, medya mensubundan sivil personeline kadar her bir şahsın nerede, ne durumda olduğu hukuki kayıtlarla ortadadır." 

'KUPAMIZ MÜZEMİZDE'

En değerli kulüpler listesinde Türk takımları: Fenerbahçe listeden düştü, Galatasaray sonunculuğa geriledi
"Hain planlarını hayata geçirme sürecinde; karşısında en büyük engel olarak gördüğü Fenerbahçe Spor Kulübü’nü yok etmek ve şampiyonluğumuzu kirletmek isteyen terör örgütüne karşın, 25 milyon taraftarımızla omuz omuza, ilk gün söylediğimiz gibi bugün bir kez daha dile getiriyoruz ki; 2010-11 şampiyonu Fenerbahçe’dir, alın teri ile kazanılmış kupamız müzemizdedir.”
"Bu durumu reddetmek, buna karşılık bir görüş taşımak, bunu yoruma açmak, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına kast eden FETÖ’nün meşrulaştırılmasından başka bir anlam taşımamaktadır."
"Tarihimize altın harflerle kazılı bu şampiyonluk, geçmişte kazanılan ve gelecekte kazanılacak tüm şampiyonluklarımızdan ayrı bir yere sahip olacak ve nesilden nesile gururla, onurla anlatılacaktır."

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI