Bugun...
Milyar Euroluk miras Trabzonlu kardeşlere kaldı ama...


Abdullah Gözaydın Söylenemeyenleri söyledik
agozaydin@hotmail.com
 
 

Alman milyarder Laurenz Müller’in servetini bıraktığı Trabzonlu hemşire bakıcıları Selma G. Ve Hilal Ş.’nin 21 yıldır sürdürdüğü hukuk savaşı hala sonuca bağlanamadı.

Almanya’nın Düsseldorf kentinde bulunan Alman Milyarder Laurens Müller, kendisine bakıcılık yapan Trabzonlu anne kız Selma G. ve Hilal Ş.’ye 70 Milyar Euro miras bıraktı. 
1997 yılında hayatını kaybeden Müller, kendisine bakıcılık yapan Trabzonlu anne kızı yıllardır mahrum kaldığı bir sevgi ortamı sağladıklarını belirterek mirasını anne kıza bıraktı.
Ancak olaylar zinciri mirası bakıcılarına bıraktığının ortaya çıkmasının ardından başladı. Tüm mal varlığını bakıcıları Selma G. Ve Hilal Ş’ye bırakan Müller’in varislerinden anne Selma G.’nin hayatını kaybetmesinin ardından kızı Hilal Ş. miras davası için tam 21 yıldır direniyor.
Skandal iddiaların yer aldığı olaylar zincirinde Müller’in kızları babaları öldükten sonra ortaya çıkan miras olayı üzerine mahkemelere başvurup, 13 yıl sonra ise kızı Edda Thumann ve damadı Jürgen Thumann’ın Düsseldorf İdari Mahkemesi’ne hazırlattıkları bilirkişi raporunda ‘demans’ hastası olduğu mahkemeye sunuldu.

VASİYETİNİ BİZE BIRAKTI! 

Mirasın varislerinden Hilal Ş.’nin 61saat’e yaptığı açıklamada mahkemelerin verdiği kararların siyasi olduğunu ve servetin Türklere geçmesinin Almanya’da rahatsızlık yaratacağından olayların şeklinin değiştirildiğini belirtti. Hilal Ş. “Ben ve hemşire olan annem ona bir buçuk yıl baktık. Kızları vardı ve onlara kızgındı. Kendisine bakmadıklarını ve ölümünü beklediklerini bize söylerdi. İki kez yazılı halde vasiyetini bize verdi. Biz istemiyorduk ve her defasında yırttık. En sonuncusunda avukatı, doktorununda bulunduğu noter huzurunda kendi eliyle bir vasiyet yazdı. Orada bulunanlara şuurunun açık olduğuna dair protokol bile tutturup imzalattı. Vasiyetinde mirasını bize bıraktığını yazdı.” dedi. 

“DEMANS” HASTALIĞI MANİDAR! 

Hilal Ş. Müller’in ölümünün ardından vasiyetname ile mahkemelere başvurduklarını belirtip iki kızı ve damadının babalarının aklı dengelerinin yerinde olmadığını kanıtlamak için uğraştıklarını söyledi. Hilal Ş. “Mirasını bize bıraktıktan sonra ölen milyarder işadamının kızı Edda Thumann ve damadı Avrupa İşverenler Birliği (BDİ) ve Alman Sanayiciler Birliği eski Başkanı ünlü işadamı Jürgen Thumann ve diğer kızı Monika S. babaları yaşarken değil, öldükten sonra demans olduğuna dair rapor hazırlamaları manidar… Çünkü hayattayken ellerinde hiçbir delil yok!” ifadelerini kullandı. 

KARŞIMIZDAKİLER ÇOK GÜÇLÜ! 

Kendilerinin temyize gittiklerini ancak karşılarında çok güçlü isimlerin bulunduğunu söyleyen Hilal Ş. “Burada bu olay tam bir siyasi savaşa dönüştü.  O dönemde Adalet Bakanı olan Heiko Maas, 28 Ocak 2016 yılında dönemin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Başkanı Guido Raimondi’nin yanına gitti. Sözde görüş alışverişinde bulundu. Bu ziyaretin hemen ardından bizim şikayetimiz AİHM tarafından hiç nedensiz geri yollandı. Oraya giden her posta, her dosya önce Alman hakimin eline gidiyor. Bizim tahminimiz bu yönde. Dönemin AİHM Başkanı Raimondi’ye tembihte bulunmuş olabilir mi? Çünkü hemen ardından şikayetimiz hiç bir hakim imzası olmadan, mühür olmadan geri yollandı. Bu davada dolaplar dönüyor. Tahminlerime göre hakimlere rüşvet veriliyor…” dedi. 

TÜRKİYE’YE AKTARILMASI İSTENMİYOR! 

Hilal Ş. bu bu davada karşılarındakilerin çok güçlü olduğunu söyleyip Türkiye’deki devlet büyüklerinden yardım istedi. Hilal Ş. “Kızlarının hazırladıkları raporlara itiraz ettik. Ancak tüm deliller yok sayılarak karşı tarafın kazanmasını sağladılar. İşin özü, insan haklarım ihlal edildi. Servetin Türkiye’ye aktarılmasına izin verilmedi. Yapılan sahtekarlıklarla tüm deliller ve gerçek olan dosyaların içerikleri boşalıldı. Benim bütün yararıma olan şahitlerin içerikleri değiştirildi. Ondan önce 5 tane büyük mahkemeleri kazanmıştım..” İfadelerini kullandı. 

TRABZONSPOR’UN BÜTÜN BORÇLARINI ÖDEYECEĞİM 

Son olarak Hilal Ş. “Lütfen Türkiye’de sesimizi duyan birileri olsun… Almanya’da yargıya siyaset ayar çekti… Eğer davayı kazanır ve mirası alırsamda Trabzonspor’un bütün borçlarını ödeyeceğim. Söz veriyorum…” diye konuştu.

Müller'in damadı ve onun ikinci karısı Continental sahibi Elizabeth Schäffler (Hatırlanacağı üzere Continental firması çektiği reklam filminde Türkiye haritasını silmişti.





YORUMLAR

Hürriyet gazetesi haberi 2004 yılı
04-12-2018 13:45:00

Türk anne-kızın Alman patronla miras savaşı

Hilal Ş. ile annesi Selma G., 8 yıl önce Laurens Müller’in bir yıl kadar bakıcılığını yaptı. ‘Patronların patronu’ unvanlı yaşlı işadamı da tüm varlığını Türk anne-kıza bıraktı, ancak işadamının iki kızı dava açtı.
ALMAN Sanayiciler Birliği (BDI) Başkanlığı’na seçilen ve Ocak 2005 tarihinden itibaren görevi devralacak olan ‘patronların patronu’ unvanlı işadamı Jürgen Thumann’ın, 1997 yılında ölen milyoner kayınpederi Laurens Müller’in 10 milyon Euro’luk mirasını iki Türk kadına bıraktığı iddia ediliyor.

Yaklaşık 8 yıl önce Laurens Müller’in bir yıl kadar bakıcılığını yapan Hilal Ş. (44) ile annesi Selma G. (65) yaşlı işadamının el yazısıyla hazırladığı vasiyetnamesinde tüm varlığını kendilerine bıraktığını savundu. Ancak işadamının biri müstakbel BDI Başkanı Thumann ile evli olan iki kızının itirazıyla 7 yıldır süren dava yüzünden, ellerindeki vasiyetnameye karşın haklarını alamadıklarından yakındılar. Hilal S. ve annesi Selma G. olayı şöyle anlattılar:

‘Annem 30 yıl kadar hemşire olarak çalıştı. 1996 yılında ben ve annem Laurens Müller’in Düsseldorf’ta yaşadığı evinde bakıcılık işine başladık. Kendisine çok iyi baktık. Daha sonra bir aile gibi olduk. Ben ona hep ‘dede’ derdim. O da bana ‘meleğim’ diye hitap ederdi. Bizleri ve hizmetlerimizi çok sevdi. 14 Ocak 1997 yılında bizi çağırıp el yazısı ve üç imzasıyla bütün mal varlığını bize bıraktığını yazdı. Hatta kendi isteği doğrultusunda ev doktoru, iki avukatın hazır bulunduğu anda vasiyetnameyi bana vererek iyi saklamamı tembih etti. Öz kızları bizim ona baktığımız gibi hizmet etmediler. Ancak, rahmetliye iyi baktık diye bizi işten de attılar. Biz işten atıldıktan yaklaşık iki ay sonra ölüm haberini duyduk. Elimizdeki vasiyetnameyle mahkemeye başvurduk. Ancak her iki kız, babalarının akli dengesinin yerinde olmadığı ve iyi göremediğini iddia ederek mirasın bize verilmesine karşı çıktılar. Düsseldorf’taki yerel mahkemede itirazlar doğrultusunda incelemeler oldu. Bilirkişi Laurens Müller’in el yazısıyla yazdığı vasiyetnameyi kendisinin yazdığını mahkemede açıkladı.’

1.5 MİLYON MARK ÖNERDİLER

Kızların kendilerine para da önerdiğini söyleyen Hilal ve Selma Hanım, ‘Davalar görülmeye başlanmadan önce o zamanlar bize 1.5 milyon mark teklif ettiler. Ancak kabul etmedik. Şimdiye kadar üç avukat değiştirdik. Bugüne kadar başvurduğumuz avukatlar ‘Kanun sizden yana. Hakkınızı alacağız’ diyorlar. Sonra neler olduğunu anlamıyoruz’ diye konuştular.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI