Bugun...
KAZ DAĞLARINDA Kİ KATLİAM...


Ali Karaca Eğriye Eğri, Doğruya Doğru
fatih
 
 

Türk milli şiirinin öncüsü Mehmet Emin'in bütün şiirlerinde ki ortak paydası halkı içinde bulunduğu karamsar ruh halinden, gerilikten, bilinçsizlikten kurtarmaktır. Kimliği ve tarihini hatırlatarak kendine güven duygusunu aşılamak maddi ve manevi açılardan kalkınmasını sağlamaktır. Belki de o günlerden bugünleri görerek '' SAKIN KESME '' diye başlayan şiiri ile bizlere yol göstericiliğini öğretmeye çalışmıştır.
 

Kaz dağları Marmara bölgesinde ki Çanakkale ve Balıkesir illerimizin arasında yer alan ve ülkemizin hayat damarlarından olan eşsiz ve emsalsiz güzellikte ki bir yer. Şimdi Kaz Dağları, bu günlerde maalesef çok tatsız bir konuyla gündemde. Maden aramak için Kaz Dağlarını delik deşik eden, Doğu Biga Madencilik şirketine çeşitli vergi istisna ve indirimleri ile sigorta primi desteklerini içeren milyonlarca lira bedelli yatırım teşvik belgesi verildiği ortaya çıkmıştı? Bu imtiyaz niçin kim bu firma bunlar gerçekten öneli konular.

Milli varlıklarımız ve kültür değerlerimiz bir bir elden çıkartılmakta ve tahrip edilmektedir. Bunun en bariz örneği oksijen deposu olarak bilinen ve harikulade doğal güzellikleriyle tanınan Kaz dağları? Bugün ülkemizde elimizde mevcut kaç hektar ormanımız kaldı?
 

Veya kaç, kaç orman köyümüz var? Milli parklar ve yaban hayatı ne alemde? Bu durumdan Türk halkı olarak haderdarmıyız acaba? Her şeye karşı fikir yürütebiliyoruz bu durum siyasi değil milli bir konudur. Şimdi çevremize karşı ne kadar duyarlı olduğumuzu biraz irdeleyelim isterseniz.
 

— Peki bu durum kimin umurunda?
— Yada çevremize karşı ne kadar duyarlıyız?
— Doğa ve tabiat denince aklımıza ne geliyor?
— Ormanlarımızın yağmur, su veya hayat demek olduğunu biliyormuyuz?
— Bu ormanlar oksijen depoları Türk halkının geleceğinin teminatı değilmidir?
— İstanbul'un Fatihi büyük cihan hükümdarı Fatih Sultan Mehmed Han; Ormanlarımdan ağaç kesenin başı keserim ifadeleri onun torunları için ne anlam ifade ediyor?
 

Kaz dağları, ülkemizin hayat damarlarından olan bir yer? Dünyanın en güzel bir kaç cennet köşesinden doğal güzellikleriye meşhur ve tedavi edici özelliği olan yemyeşil oksijen deposu sayılan özel biz yer? Rivayete göre Tanrılar bile kaz dağlarının güzelliğine hayran oldukları için Olimpos'tan buraya gelirlermiş. Yine hikayeye göre Afrodit burada sunmuş Helen'i Paris'in beğenisine, Truva savaşları'nın temelleri burada atılmış. Efsanelerde anlatıldığı gibi bölgenin tarihi ve otantik yapısının hiç mi bir önemi yok? Niçin doğal alan dediğimiz tabiat varlıklarımıza ve milli değerlerimize karşı bu kadar acımasız ve merhametsiz davranabiliyoruz.
 

Bugün Kaz dağları'nda iki altın madeni firması faaliyette, başta altın ve gümüş olmak üzere maden çıkarma projesi bulunuyor. Ve bu projeler dışında da belirtilenlere göre de 100'den fazla maden firmasına arama ruhsatı verilmiş durumda. Yani bu, şumu demek; birileri kaz dağları'nı yok etmek için düğmeye basmış da bizim haberimiz yok? Şimdi burada canlı şahidi olduğumuz bu bölgede basit bir hayvan besiciliği yapabilmek için istenilen Çet raporunda çevreye verilecek olan zararlar göz önünde bulundurularak ruhsat izni verilmemesi; fakat altın madeni için bu kadar ekolojik dengenin ve endemik bitki örtüsünün tahrip edilmesine ise izin veya ruhsat verilmesi nasıl ifade edilebilir bu durum bir ikilem değilmidir?
 

Tabi ki altın değerli bir elementtir ve ülkemiz altın rezervi bakımından Avrupa'da birinci sırada bulunmaktadır. Lakin altın madeni işletmeleri altın ararken siyanür kullanıyorlar. Bildiğiniz üzere siyanür çok kuvvetli bir zehirdir ve uçucu bir asittir. Doğada ki bütün canlıları ölüme sürükler. Böyle bir kimyasal maddenin kullanılması doğa açısından da büyük bir katliam olarak algılanabilir. Ekolojik dengenin kuralları çiğnenerek Kaz Dağları’nda altın arama çalışmaları nedeniyle çevre katliamına yol açan Kanada'lı Alamos Gold şirketinin, projeyle ilgili analizinde çok karlı gördüğü ve az bir yatırımla döviz cinsinden büyük paralar kazanacağı şirket yetkililerinin kendi ağzılarından da ifade edilmektedir.
 

Alamos Gold’un Türkiye’deki taşeronu Doğu Biga Madencilik aracılığıyla Çanakkale Kirazlı’da yürüttüğü çalışmalar, bölgede yapılan ağaç katliamıyla gündeme gelmişti. Uzmanlar, altın madeni siyanürle çıkarılacağı için hem bölgedeki doğal yaşamın hem de bölge halkının sağlığının tehdit altında olduğu yönünde de değerlendirme yapıyor. Bu bir cinayettir üçüncü dünya ülkeleri dediğimiz Türkiye gibi yerlerde kontrolsüz işler yapan yabancı yatırımcılardan hesap sorulmamayışı da bir başka enteresan durumun da kendisidir. Bu ruhsatlar neye göre ve nasıl bir kriter uygulanarak verilmektedir. Özellikle ülkemizde ki maden firmaları niçin bu işler için devreye girmemişlerdir. Milli varlıklarımızın yurt dışına çıkarılışı ne kadar doğrudur.
 

Bölge bulunan özellikle yerel yönetimler büyük, küçük şehir belediyelerin,başkanları, siyasi partilerimizin temcilcileri, ve yazarlarımız, şairlerimiz başta olmak üzere sanatçılar, sivil toplum örgütleri, köylüler, üniversite öğrencileri ve bilim insanlarımız bu olumsuz tablo karşısında mutlaka seslerini daha fazla duyurabilmek ve gereğini yerine getirebilmek için mücadele etmelilerdir. Yarın torunlarınıza bırakacağınız milli varlıklar olsun istiyorsanız bu tablo karşısında duyarsınız kalamazsınız?
 

'' Orman su demek, doğa demek, oksijen demek, Yağmur demektir onun için geç kalmadan sizler de bu duruma karşı mutlaka tepkinizi gösterin.''

Ali KARACA





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI