Bugun...
MHP'NİN 51.YILINDA ÜLKÜCÜ HAREKET...!!!!


Ali Karaca Eğriye Eğri, Doğruya Doğru
fatih
 
 

MHP 51. kuruluş yılını kutluyor bu özel günde Ülkücüler ve Türk milliyetçileri kimdir tanıtalım istedik?

Türk - İslam ülkücülerinin duruşu ve kutlu yolu İlah-i Kelimetullah davası olan yüce Allah (C.C) emir ve yasaklarına riayettir. Türkler, bozkırın töreli ve tüzüklü kavmi İslam dairesine girdikten sonra ki yaşayışları incelendiği zaman mazlumları koruyan düşküne yardım eden kendisine sığınanlara kucak açan; Kendi kimliğinin kültürünü ve beşeriyetini ortaya koyan, yani insani felsefesi ile hep ön planda olmuştur.

Ülkücülük mefkuresi uğruna hedefe varmak için gayret ve çaba gösteren kişiye denilir? Yani, bir ülkücü değerler manzumesi uğuruna mücadele ederken gözünü budaktan da sakınmaz ve hiç bir kınayıcının kınamasından da korkmaz! Türk töresi dediğimiz Oğuz kanunlarını benimser inancının kendisine emrettiği şeyleri yapar. Bilge Kağanın veya Kül - Tegin'nin doğunun yüzünün ilk cümlesinde ve kitabelerde ki sözleri Türklerin rehberidir. Bu durum doğudan batıya uzanan yolculuğun da var olan ahlaki temellerin erozyona uğramamasının en büyük etkisidir.

Türk - İslam ülkücülüğünün felsefesi Müslüman Türklerin Hanefi fıkhı ve Maturidilik inancı ile birlikte Türk töresinin ahlaki değerlerini ve prensiplerini de taşır. Hallacı Mansur'la başlayan tasavvufi düşünce Pir-i Türkistani Hoca Ahmet Yesvi'nin yaktığı kandilin ışığının temsilcileri olan Anadolu'nun Türkleşmesini ve İslamlaşmasını sağlayan Hz Mevlana, Hz Hac-ı Bektaşi Veli, Hz Yunus Emre, ve Hz Tapduk Emre gibi bu misyonun temsilcileri velileri ve erenlerinin karış karış Anadolu'yu nakış gibi işlediğini hep birlikte görmekteyiz.

Ülkücüler günümüze kadar Alperenlerin kuşaktan kuşağa taşıdığı Oğuzların, Kayı boyunun Bozokların temsilcileri olan Osmanoğulları beyliğinin Şeyh Edebali ile atılan temelleri ile birlikte Hac-ı Bayram-ı Veli, Akşemseddin Hocaefendi ve Zenbilli Ali Efendi'den, Mustafa İsmet Garibullah'a kadar olan altın silsilenin temsilcileridir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş felsefesi de Oğuz töresinin prensip ve kuralları vardır. Bu kutlu yol uzun ve çileli bir yolculuğunun da serüvenidir. Hiç bir zafer ve başarı kolay elde edilmemiştir. Yapılan mücadeleler ve gayretler hep Türk toplumunun refah ve mutluluğu içindir.

Slogan Ülkücülüğünden çok eylemleri ile bir ahlaki duruş ortaya koyan töreci pernsiplerin içerisini kuşatan bir kimliği olan Ülkücülüğü savunan ve yaşayanların idolojik kriterleridir. Cumhuriyet döneminin Türk milliyetçiliğinin fikir babası ve öncüsü Ziya Gökalp ile başlayan milli akım ; Ord Prof Dr Mehmed Fuat Köprülü, Ord Prof Dr Reha Türkkan Oğuz, Prof Dr Zeki Veli Togan, Prof Dr Mümtaz Turhan, Prof Dr İbrahim Kafesoğlu, Hüseyin Nihal Atsız, Prof Dr Osman Turan, Prof Dr Turan Yazgan, Hoca Seyyid Ahmet Arvasi, Üstad Arif Nihat Asya, Üstad Necip Fazıl Kısakürek, Osman Yüksel Serdengeçti, büyük mütekkefir ve dava adamı Prof Dr Erol Güngör ve Başbuğumuz cennet mekan Alparslan Türkeş'in öncülüğünde ülkücülük milli ve yerel olarak olgunlaştı ve bir felsefe haline dönüştü.

Milli kimliğimizi ortaya koyan irade inancımızla örtüştüğünde ortaya Ülkücülük gibi bir değerler manzumesi dediğimiz idolojik kimlik çıkarmaktadır. Ülkücülük Hoca Ahmet Yesevi'den başlayarak bütün, alimlerimizin, Alperenlerin ve Velilerin tasavvufi uğraşının ve Türk - İslam sentezinin oluşmasında ki en büyük paya sahip büyük gayretlerin sonucunda oluşmuş dini ve milli bir idolojidir. Türklerin inançlarıyla ve adaletleriyle cihana hakim olmaları hep bu durumun tezahüründendir. Bu milletin ve bu değerler manzumesinin bir parçası olmak, bu kutlu davanın savunucusu olabilmek ne güzel bir şeydir. Arkaik (Geçmiş) dönemden beri var olan bu necip millet Türkler; ancak başarıya kendi öz benliği olan kimliği ile kavuşabilirler.

Türk - İslam ülkücülüğünün mimarı cennet mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş bizlere iktidar olmayı değil muktedir olmayı öğretti, bu durumu da bir hayat felsefesine dönüştürdü. Şimdi ki Ülkücülerin ve Ülkücü hareketin manifestosu Başbuğumuzun işaret ettiği gibi milli refleksli birer birey olamamızı emreden nahisetlerdir. Bu kutlu dava çok emek verilerek, çileler çekilerek adeta tırnaklarıyla kazınan vücuda getirilmiş bir harekettir. Şimdi biz ülkücüler bu kutlu davanın kıymetini bilelim ve Başbuğumuzun aziz hatırasına vefa gösterelim..

Başbuğun bıraktığı bu davadır bizlere
Tarihe not düşülsün söylediği sözlere.
Ali KARACA

Uğrunda binlerce şehit verilen destanlaşmış bir hareketin adı Ülkücülük ve Türk milliyetçiliğidir.

Ali KARACA
08.02.2020
İSTANBUL





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI