Bugun...
ALEVİ-SÜNNİ VE TÜRKÜLERİMİZ...


FERDA AKGÜL SABRIN HUDUDU
akgulgida@hotmail.com
 
 

Ne kadar güzel şiir yazarsanız yazın, veya ne kadar güzel resim yaparsanız yapın, şarkılarınız ne kadar güzel veya ne kadar hazin olursa olsun.

Tüm bunlar size güzellik katan güzel unsurlardır ama hepsi unsur olarak kalır. 
Zira bunların olgunlaşması için binlerce yıl dilden dile dolaşıp ilk insanın balçığının evrende binlerce sene kalıp pişmesi gibi pişip olgunlaşması lazım ki, yiyenlerin ağzında çiğ tad bırakmasın...

Çünkü yediğinizde şöyle;
''Helal olsun al yanahdan emdüyüm
El uzadıp gonca gülün derdüyüm
İnce belin datlı dilin sevdüğüm
Gırıhdır goğnüm gulemiyorum
Gırıhdır goğnüm de gulemiyorum'' 

...demelisiniz ki, hakkınızı kendinize de sevgiliyede helal etmelisiniz..

Neden mi söz ediyorum.
Anamız, yârimiz, kalbimiz, ruhumuz, öfkemiz, sevgimiz, güvenliğimiz, evimiz, milletimiz, milliyetimiz, ve inancımızı anlamak içinde anlamamız gereken değerlerimiz olan türkülerimizden!
Ana sütü gibi helal, sevgilinin memesinden gelen süt kadar da haram..

Al yanahdan emdüceyim azıhdır. (azıh:azık)
Darama zülfünü goğnum bozuhdur (bozuh:bozuk)
Oğsüzüm garibim bana yazıhdır. (yazıh:yazık)
İradı yollarım göremiyorum (ıradı: uzadı)
İradı yollarım göremiyorum

Kimi zaman yanaktan emdüceğimiz azık hürmetine, kimi zaman sevgiliye kilimle mektup yazan anadolu kızlarının feryadında vücud bulan o türkülerimiz hürmetine tüm sözlerim bir türkü hecesinde kaybolup gitsede, söz demek elzem oldu..

''Şairim
Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
Ayak seslerinden tanırım
Ne zaman bir halk türküsü duysam
Şairliğimden utanırım'' 

...diyen büyük ustanın ruhuna saygıdan söz demek elzem oldu..

Anadolunun unutulmaz değeri:
''Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için
Dost'un evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim'' 
...diyen Yunus hürmetine söz demek elzem oldu.

Bırak Karacaoğlan'ı pınar başına diyen şairlerimize inat:
''Haldan anlar isen haldaş olalım
Gurbet gezdi isen yoldaş olalım
Anasız babasız kardaş olalım
Ucu yar zülfünde yol gerek bana''
... diyen Karacaoğlan'a hürmeten söz demek elzem oldu..

O'nu tanıtmak için ne desek eksik kalırdı ve ben O'na acizane haddim olmadan sevmenin ve sevdanın ustası diyorum:
''Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize,
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme'' .
...diyen Mevlana'ya hürmeten söz demek elzem oldu..

Sevgili dostlarım;
Bir iki tane sevgiden de sevdadan da ders almamış, yar koynuna el koymamış, sevgilinin gözlerinde kaybolmamış, yar zülfünde ellerinin izi olmamış zavallılar koltuklarında rahat etsin diye, bizim bize düşmanlığımız...
Neden.?


Oğul baba ile düşman oldu, komşu komşu ile selamında pişman oldu.
O'nun emri ise ''haddi aşman'' oldu.
ve bizler, haddi aşanlarlardan olduk.

Birlik dini olan islamı mezheplere böldük, ki her iki mezhep din olma yolunda hızla ilerliyor.
Yakın gelecekle ben sünniyim ben aleviyim demek, ben müslümanım demenin önünde geçecek..

Bu hastalıklı anlayış türkülerimizden de, aşkımızdan da, sevdamızdan da, vatanımızdan da bizi koparacak..
O, güzel ahlakın tamamlayıcısının vefatından sonra hemen dönülen cahiliye adetlerinin savaşlarının devamını din yapmak hangi aklı basında insana yakışır....

Gördüm ki:
Kur’an-ı Kerim ayetlerini okuyunca, Kur-an dışında anlatılanların masal olduğunu fark ediyorsunuz.

Yine gördüm ki:

Amerika güçlü bir bomba yapar ve buna Tanrı’nın cezası” adını verir..
Ve ilk olarak müslümanların üzerinde dener...

Ebu Cehil’de Bedir savaşına gitmeden önce aynen şöyle dua etmişti:
Duaya dikkat edin....lütfen....lütfen.!
“Allahım! Bizimle akrabalık ilişkisini keseni, bize bilmediğimiz şeyleri getireni ve adamlarını helak et. Bugün burada haklı olanı galip kıl, haksız olanı perişan et.”

Kurtuluş ise Peygamberimiz Muhammet (as) tanıyıp, onun iman ettiği Allah’a iman etmek..
Şimdi müslümanları Alevi-Sünni diye bölüp, bir dinden iki mezhep çıkarıp sonra dinleştirdiler..
Alevi sünniyi, Sünni aleviyi sevmez ve böyle giderse, Amerika'nın “Tanrı’nın cezası” başımıza gelecek..
dikkat
dikkat,
dikkat......

Türkülerimizi dinleyelim, kral koltuğunda rahat etsin diye birbirimizi üzmeyelim.
Unutmayalım ki;
Bizi bize içerde ve dışarda düşman edenlerin tek bir amacı vardır yutarken boğazlarını acıtmayalım..
Bıyıklardan biz bizi ayrıştırdık, bıyık ya bıyık...
Aslı kıl olan bıyık..

Sakallardan biz bizi ayrıştırdık..
Sakal ya sakal, aslı kıl olan sakal..
Utanmadan buna da sünnet dedik, utanmadan......
Birbirimizi sevmenin farz olduğu gerçeğini unutup, sakallarımızdan birbirimizi ayrıştırıp sünnet dedik değil mi.?

Güzel dostlarım:
Kur-an'da Allah'ın ayetle yıkılmasını emrettiği mescidi iyi anlayalım lütfen....
Lütfen...
Lütfen....
Sonra düşünelim, biz neden Alevi -Sünni olduk.....


Sonra milli çiçeğimiz, zengininde fakirinde, aşıkında maşukunda sevdası çayımızı elimize alalım neleri kaybettiğimizi görelim...
Sevmeyi unuttuk, türkülerimizi unuttuk...
Biz ki, sakalı saçı, hatta kıçı kırık il plaka kodlarını ayrıştırma aracı yapan insanlarız..
Bizim istesekte ayrıştırma aracı yapamayacağımız tek şey türkülerimizdir...
Türkü ile kalın...
Doğru yolda olana selam olsun.!





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI