Bugun...
DÜŞÜNCE ÜZERİNE?


FERDA AKGÜL SABRIN HUDUDU
akgulgida@hotmail.com
 
 
Kurtuluş savaşında ve öncesinde yüzlerce türkülerimiz ve destanlarımız İngiliz ve Fransız zulmünü anlatır.
Bunlardan kimiside doğu illerimizde acı ile gönüllerden süzülüp, göz yaşının kekremsi tadı ile dillerimizde yer bulmuştur.
Öyle ki, bu türkülerden birinide o topraklardan çıkan Ahmet Kaya’da seslendirmiştir.
 
Şu sözlere dikkat buyurun.
 
Kollumu salladım toplar oynadı 
Karataş içinden çete kaynadı 
Yaşasın Urfalılar teslim olmadı 
De yürüyü yürü kumandalarım yürü 
Kumandanlar gidiyor dönmüyor geri 
De yürüyü yürü kahramanlarım yürü 
Kahramanlar gidiyor dönmüyor geri. 
 
Tıfıldır hastahane karşı karşı 
Gavur Fransız’ ın bomba atışı 
Urfa çetelerinin şaha kalkışı 
De yürüyü yürü kumandalarım yürü 
Kumandanlar gidiyor dönmüyor geri 
De yürüyü yürü kahramanlarım yürü 
Kahramanlar gidiyor dönmüyor geri.
 
Peki ne oldu da Yılmaz Güney’in, Gavur Fransız’ın Urfalıya yaptığı zulmü anlatan Ahmet Kaya’nın mezarı Fransa topraklarında kaldı?
 
Türküye bakın!
Duyguya bakın!
Destana bakın!
Tarihe bakın!
Övgüye bakın!
Sövgüye bakın!
Bakmak yetmez görmek gerekir.
Görmek için ne gerekir?
Hiç şüphesiz akıl gerekir.
 
Sevgili dostlarım:
Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca Fransızca öğrettik mi?
Öğrettik!
Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca İngilizce öğrettik mi?
Öğrettik!
 
Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca Almanca öğrettik mi?
Öğrettik!
 
Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca Arapça öğrettik mi?
Öğrettik!
Hemde Arapçayı kutsayarak öğrettik.
Çünkü cehaletin mimarı eğitimle, İngiliz, Fransız, Alman, dil bilgisine harcadığımız zamanın milyonda birini Kur-an aklının tefekkür kavramına yormadık!
 
Şimdi Arab’ın bizi boykot etmesine, Fransız’ın bize aba altından sopa göstermesine, İngiliz’in pusuda beklemesine, Amerikalının fırsat beklemesine neden şaşırıyoruz.?
Kürtçeye gösterdiğimiz tepkili tutumun milyonda birini asla ve asla bizi sömüren şeytani aklın diline göstermedik.
Öyle ya, İngilizce bilim dili, Fransızca kibarlık dili, Almanca sanayi dili, Kürtçe bölücülük dili, Türkçe ise felsefede etkisiz dil değil mi.?
El kendi dili ile anlaştı ve bizi yumuşak yumuşak öptüler.
Sen Türkçeyi öğrenememiş Türk çocuğuna ecnebi dilleri öğretirsen, ne Türk Türk’le anlaşır ne Kürt Kürt’le.
Sonuçta böyle olur.
Şaşırmıyorum!
 
Şimdi:
“Ne yani Kürtçe de dil mi, bunu da mı öğrenelim” diyecekler olacak biliyorum ama diyorum ki:
Ben ne Kürtçe, ne Almanca, ne İngilizce demiyorum.
Bedri Rahmi gibi diyorum ki:
 
ÜÇ DİL
 
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde 
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin 
En azından üç dil 
Birisi ana dilin 
Elin ayağın kadar senin
Ana sütü gibi tatlı 
Ana sütü gibi bedava
Nenniler, masallar, küfürler de caba
Ötekiler yedi kat yabancı 
Her kelime arslan ağzında
Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
Kök sökercesine söküp çıkartacaksın 
Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek 
Her kelimede bir kat daha artacaksın
 
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde 
Canımın içi demesini 
Canım ağzıma geldi demesini
Kırmızı gülün alı var demesini
Nerden ince ise ordan kopsun demesini
Atın ölümü arpadan olsun demesini
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini 
İnsanın insanı sömürmesi 
Rezilliğin dik âlâsı demesini 
Ne demesi be 
Gümbür gümbür gümbürdemesini becereceksin 
 
En azından üç dil bileceksin 
En azından üç dilde 
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil
Çünkü sen ne tarih ne coğrafya 
Ne şu ne busun
Oğlum Mernuş 
Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun ...
 
Korkma.!
 
İstiklal şairi Âkif’in dediği gibi, korkma!
 
Türkçeden başka hiçbir dilde:
Canımın içi demesini 
Canım ağzıma geldi demesini
Kırmızı gülün alı var demesini
Nerden ince ise ordan kopsun demesini
Atın ölümü arpadan olsun demesini
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini 
İnsanın insanı sömürmesi 
Rezilliğin dik âlâsı demesini, zaten beceremezsin.!
O büyük şair, ressam, düşünür Bedri Rahmi’nin dediği gibi üç dil bir Türkçe etmez!
Zira dil, milletin, aklını, ahlakını, ufkunu ve vicdanını yansıtır.
Yani Türkçeden başka dilde Türk olamazsın.!
 
Biz AB uyum yasaları ile harcadığımız zamanın milyonda biri kadar zamanı birbirimize uyum için harcamadık ama AB uyum yasaları ile bizimle sevişirken poposuyla bizim köyün muhtarını tahrik etti...
 
Anladın!
Sevgili “batı ve doğu” illerinde yaşayan kardeşlerim, lütfen bu oyunu görün!
 
Doğru yolda olana selam olsun!




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI