Bugun...
Trabzon İşgal yılları ve yerleşik nüfusun durumu


Misafir Yazar
balatfener@gmail.com
 
 

1914 yılına ait Osmanlı resmi sayımları çevre köylerde dâhil edilmek suretiyle Trabzon nüfusunu 104.858 olarak gösterir.

Bu sayının 64.726’sı Müslüman,

23.806’sı Rum,

14,846’sı Ermeni,

8’i Yahudi,

1.345’i Katolik Ermeni ve

127’si Protestan Ermeni’ydi

Vilayetin toplam nüfusu

Canik sancağı hariç 1.122.947 kişi, bunlardan

921.128’i Müslüman,

161.574’ü Rum,

37.549’u Ermenilerden teşekkül etmekteydi.

Merkez kazada yaşayan nüfusun yaklaşık olarak %62’si Müslüman, %23’ü Rum ve %15’i Ermeni’ydi. Vilayet genelinde ise %82’lik payla Müslümanlar çoğunluk iken onları %15 ile Rumlar, %3 ile de Ermeniler takip etmekteydi. Bu bağlamda kent merkezi ve vilayet dâhilinde Müslümanların azınlıklara karşı ezici bir üstünlüğü olduğu anlaşılmaktadır. Şehir merkezinde yaşayanların tahmini rakamı ise 25 – 35 bin arasında düşünülmekteydi. Bu nüfusun yine tahminlere göre, %52.66’sını erkekler, %47.34’ünü ise kadınlar oluşturmaktadır.

Burada 1831 yılında yapılan sayım ile bir karşılaştırma yapacak olursak ilk etapta 1831 sayımlarının sadece erkek nüfusunu tespit etmek gayesi taşıdığını belirtmekte fayda vardır. Zira söz konusu sayımlara kadınlar ve konar – göçer aşiretler ilave edilmemiştir. Bu bakımdan yapılması muhtemel bir kıyaslama yanıltıcı olacaktır ve çalışmayı hedefinden saptıracaktır. Bu bağlamda 1831 sayımlarını 1914 sayımları ile mukayese etmek güçtür.

Ancak 1881 – 1882/1893 sayımlarına kadınların ve aşiretlerin dâhil edilmesi 1914 yılıyla yapılacak kıyaslama için makul şartları bize sağlamaktadır. 1881 – 1882/1893 sayımlarında vilayetin genel nüfusu 1.056.237 iken 1914 yılında 1.122.947 olarak tespit edilmiştir. Aradan geçen 33 yıl içinde nüfusun 66 – 67 bin civarında arttığı görülmektedir. Demografik bağlamda her iki sayım arasında en büyük artış Müslüman nüfusta yaşanmış, yaklaşık olarak nüfus 63 – 64 bin civarında artış sağlamıştır. Rum demografisi 6 – 7 bin civarında artış gösterirken Ermeni demografisi 4 – 5 bin civarında azalmıştır. Burada 1890’lı yıllardan itibaren Ermenilerin gösterdiği aşırı siyasi hassasiyet ve toplum huzurunu bozucu hareketler neticesinde erime gösterdiği söylenebilir. Bu bağlamda 1881 yılından 1914 yılına kadar Trabzon Vilayet nüfusunun arttığı, Müslüman ve Rumların sayısal olarak çoğalmasına karşın Ermenilerin sayısal şekilde ciddi bir azalma gösterdiklerini söylemem mümkündür.

Savaş yıllarında ise nüfusun çoğu muhacir olarak Trabzon’u terk etmiştir. İşgal öncesi kent nüfusunun 45 bin olduğunu bilinmektedir. 1916 Kasım ayı istatistiği dikkate alınırsa 24.000’i Müslüman, 12.000 Rum olmak üzere 36.000 şeklinde aktarılmıştır. Müslümanların %67’sini oluşturduğu Trabzon nüfusunda Rum azınlık sadece %23 civarında paya sahiptir.

İşgalin başlattığı muhacirlik döneminde yerinden ve yurdundan ayrılmak

zorunda olanların sayısı hakkında çeşitli rakamlar zikredilmektedir. McCarthy’e göre, 659.100 kişi Rusların işgal ettiği Erzurum, Kars, Van,Bitlis, Artvin, Rize, Trabzon illerinden kaçarak Anadolu’nun iç ve batı kısımlarına göç etmiştir.

Muhacirin Nezareti’nin yaptığı tespite göre ise 868.962 kişi göçe

katılmıştır. Yine bazı araştırmacılara göre ise Kasım 1916’da 1.5 milyon nüfusun bulunduğu alana 800 bin mülteci sığınmış durumdaydı. 24 Mart 1918 senesinde ülke genelinde 825.991 muhacir ve 384.996 mülteci mevcuttur. Muhacirlerin 324.826’sı Trabzon’dan 287.474’ü Erzurum’dan, 102.808’i Van’dan ve 128.288’i Bitlis’ten gelmişti.

Kimi araştırmacılar ise 1919 senesi başında Trabzon muhacirlerinin 166.672 olduğunu belirtilmektedir. Sadece deniz yolunu kullanarak göç eden Trabzonluları 20 bin civarında olduğu da söylenmektedir. Muhacirin Müdüriyetine göre, kayıt altına alınamayanların sayısı hesaba katıldığında ülke genelinde bu sayının 1.5 milyon civarına ulaşacağını ifade etmiştir.

Savaş dönemlerinde kayıt ve sayım yapmanın imkânsızlığı kesin olarak muhacir sayısının tespit edilmesini güçleştirmiştir. Eldeki mevcut rakamlar genellikle devletten yardım alan muhacirlerin rakamıdır. Bu durumu göz önünde alındığın da batıya hareketlenen muhacirlerin 60 – 80 bini Ordu kazası üzerinden geçmiş, 22 – 25 bini Ordu sınırları içinde ağırlanmıştır. Ordu, Giresun ve Tirebolu bölgesinde yaklaşık olarak 80 binin üzerinde muhacirin iskân ve iaşesini temin etmekte güçlükler yaşanmıştır. Giresun’da yapılan bir tahkikata göre, takribi olarak 48 bin göçmenin varlığı tasdik edilmiştir.

Neticede muhacirlerin kullandığı göç yolları verilen sayıların elde edilmesine dayanak teşkil eden önemli bir detaydı. İşgal ile Trabzon’dan ayrılan kafileler genellikle Orta ve Batı Karadeniz sahillerini daha önce belirttiğimiz sebeplerden ötürü tercih etmiştir. İşgalin sona ermesiyle geri dönen muhacir sayılarında da net rakamlardan ziyade ortalama tahminler yer almıştır. İleri gazetesi, Trabzon’dan göç edenlerin miktarını 324.826 olarak belirtmiş, 11 Mayıs 1919 tarihli Tasvir - Efkâr gazetesine göre de, 304.142 kişi göç etmiştir.

1920 yılında tablonun daha net ortaya çıkacağı kanısındayız. İşgal döneminde Trabzon’dan ayrılanlardan 207.788 kişi memleketlerine tekrar iade edilmiştir. Bu bağlamda İleri gazetesine göre, göç ettiği varsayılan 324.826 kişilik Trabzon ve havalisi nüfusunun takriben 208 bini geri gelmiş, geriye kalan 146.354 kişinin göç sırasında veyahut dönüşte kaybedildiğini söylemek mümkündür.

O halde vilayetin genelinden göç edenler içinde dönenlerin oranı %64 iken hayatını kaybedenlerin oranı da %36’dır. Örneklerde görüleceği gibi olağanüstü bir durumda nüfusun seyrini takip etmek güç ve zahmetli bir iştir. McCarthy de projeksiyonla yaptığı hesapta Trabzon’da 1912 – 1922 arasında olması gereken nüfus ile olan nüfusun arasındaki farktan yola çıkarak 204.130 kişinin muhaceret, hastalık, Rum ve Ermeni çetecilerin faaliyetleri sonucu öldüğü kanısına varmıştır.

Neticede Rus işgali ve muhacirlik dönemlerinde 300 – 330 bin arasında Trabzonlu göç etmiş ve bunlar arasından yine 145-200 bin kişi çeşitli sebeplerden hayatını kaybetmiştir. Lermioğlu yaşadığı muhacerette insanların açlıktan, hastalıktan, kış şartlarından (aşırı soğuklar, evsiz barınaksız konaklayanlar) ve iskân bölgelerinde ki görevlilerin ilgisizliğinden dolayı ölümlerin yaşandığını hatıratına not etmiştir. Aynı şekilde annesi ve ailesinin muhacirliğini kaleme alan Hasan Güngör de muhacirlik günlerinde sayılan sebeplerden ötürü aile fertlerini kaybetmiştir.

“PONTUS” DEVLETİNİ KURMAK İÇİN KAREDNİZE GETİRİLEN RUMLAR

Öte taraftan Rumların “Megali İdea” ve Pontusçuluk faaliyetleri kapsamında Trabzon’a ve bölgeye çektikleri Rum nüfusta hatırlanması gereken bir başka değişkendir. Bu bağlamda kısaca Trabzon demografisine tesir eden Pontusçu göçlere değinmekte fayda vardır. 1914 yılına ait Osmanlı sayımlarına göre Trabzon vilayet genelinde 161.514, Trabzon merkezde 23.806 Rum bulunmakta, 1919 tarihli İngiliz koruma subayı raporunda 160.600, Mart 1920’de yayınlanan İngiliz Hariciye raporunda 192.000 Rum bulunmakta iken, McCarthy’e göre de bu sayı 165. 484 idi.

Rakamlara göre, Rumlar Trabzon’da Ermenilerden fazla idi. Bu doğrultuda Trabzon’a besledikleri ümitlerinin de hayallerinin de fazla olduğunu söylemek mümkündür. Osmanlıdan önce varlığını sürdürmüş olan Pontus’un geçmişi Rumların rüyalarını süslemekteydi. Hedeflerine ulaşmak için demografik üstünlük peşinde koşan ayrılıkçı Rumlar, Dünya Harbi döneminde Patrikhane, Fenerli Rumlar ve Yunanistan’ın teşviki ile bölgeye nüfus çekmeye çalışmıştır. Buradaki amaç Rumların bölgede azınlık olmadığını, tam aksine hak iddia edecek kadar kalabalık olduklarını herkese kanıtlamak olarak yorumlanabilir.

Bu bakımdan Hrisantos’un Paris Barış Konferansına sunduğu muhtırada Rum nüfusu 600 bin olarak kabul ederek konferansa katılan tarafları etkilemek istemiştir. Hatta söz konusu rakama 250 bin civarında Rusya’dan gelen göçmenleri eklemek kaydıyla sayıyı 850 bine yükseltmiş ve bölgenin toplam nüfusunu 1.068.000 kadar olduğunu belirtmiştir. Müslüman nüfusu azaltma peşinde koşan metropolitin gayretleri bile Trabzon için Müslümanlığın demografik bakımdan fazla olduğunu kanıtlamaktadır. Metropolitin demografik çabaları bir yana bırakılacak olursa; 1919 – 1920 yıllarında Trabzon merkez kazasında 60 bin Hristiyan’a karşılık 317 bin Müslümanın yaşadığı tespiti zaten Rumların tezini tutarsız kılan bir diğer kanıt olarak yorumlanabilir. Yaşanan muhacirlik günlerine rağmen Müslüman demografisi hala baskındır. Öte yandan adı geçen konferansta Venizelos’un Ermeni Murahhası Nubar Paşa ile mutabakat

vardığı, İstanbul’un Rumlara, Trabzon’u ise Ermenilerin ilhak edeceği söylentileri yerel idareciler ve devlet otoriteleri tarafından önceden sezilmiştir.

1919 yılında başlatılan seferberlik neticesinde Batum’a yığılan Rum göçmenlerin sayısı 11 bin kişiyi bulmuştur. Rum göçmenlerin Mütareke dönemlerinde sayılarına paralel olarak silahlanmaları da artıyordu. Batum taraflarında Karadeniz sahillerine ve Batı Anadolu’ya gitmek için hazır bekleyen 200 bin kadar Rum göçmenin amacı çoğunluğu sağlayıp Rum devleti kurabilmekti. Rumların etkinliğini artırmak amacıyla 1 Kasım – 27 Aralık tarihleri arasında İstanbul’dan yola çıkan dokuz vapurun beşi Trabzon’a uğramakta, çoğu Trabzon olmak kaydıyla 62.343 göçmen, Ocak ayında 66 bin göçmen getirilip yerleştirilmiştir. Ancak gelen Rum göçlerine rağmen genel içindeki paylarının %15 – 20’yi geçmediği ortadadır.

Ayrıca Ermeni tehciri kapsamında Trabzon’dan ayrılanlardan bir kısım Ermeni’nin geri döndüğü ve iskânlarının sağlanması konusunda vilayete şifre gönderilmiş, yerleştirilmelerinin mümkün olup olmadığı hakkında bir ön araştırma bile yapılmıştır.

RUMLARIN “PONTUS” FAALİYETLERİ

1920’li yılların başlarında Rumların Trabzonlular üzerinde kurduğu baskıya değinmekte fayda olduğu kanısındayız. Faaliyetlerin temelinde yatan temel düşünce demografik çıkarlardı. Bu hedef doğrultusunda halka baskı uygulayan çeteler 1922 yılına gelindiğinde kentte telafisi güç bilançolara sebep olmuştur.

Pontus çeteleri tarafından 1.817 Türk öldürülmüş, 3.723 ev yakılmış, 1.800 civarında soygun ve gasp olayı gerçekleştirilmişti. 1918 yılında Osmanlı Meclisinde konu tartışıldığı esnada söz alan Rum mebuslar Osmanlı olduklarını ısrarla tekrar etmişlerdi ve II. Mehmet dönemine atıfta bulunarak geçmişe dayanan varlıklarını ispata çalışırken yaptıkları zulümlere hiç temas etmemişlerdi. Taşkınlık yapan çeteci Rumlara rağmen 1.841 çete mensubu yakalanmış ve İstiklal mahkemesinde yargılanmışlar, 231 çeteci asılarak idam edilmiştir.

63.844 civarında Rum iç bölgelere sürülmüşken 3.262 çeteci Rum çarpışmalar esnasında öldürülerek etkisiz hale getirilmiştir. Mapavri’den (Çayeli) hareket eden ve içinde Rum ile Ermeni çetecileri taşıyan bir motorun varlığından haberdar olan yetkililer yukarıdakine benzeyen önlemler almıştır. Rumlar gibi Ermenilerinde kentin muhtelif noktalarında yaptıkları taşkınlığın ispatını araştırmaya Emniyet heyetleri gelmiştir. Trabzon ve Kars arasında meydana gelen bazı hadiselerde Müslümanların katliama uğraması kentin demografisini ve Müslümanların varlığını tehdit eden girişimlerdi ve önlenmek üzere gerekli tedbirler seferber edilmekteydi.

Sonuçta Trabzon kenti 1914 yılı ile başlayan Dünya Harbi’nde demografik olarak epey zarara uğramıştır. Bu sürecin yaşanmasında kentin Osmanlı idaresinde ilk defa işgale uğraması görülebilir. Daha önceki belli başlı göçlere ve savaşlara tanıklık etmiş Trabzon çoğu kez işgalden ve yıkımdan kurtulmuş ve yapısını muhafaza etmiştir. Ancak 1916 yılında Rusların teslim aldığı kent her türlü yıkıma sahne olmuştur. Hem savaşın yıkımına uğramış, hem de muhacir kabul ettiği dönemlere geride bırakarak büyük çapta Müslüman ahalisini kaybetmiştir. Bu bakımdan Milli Mücadele’ye destek verenleri muhacirlikten dönüp hayatta kalanlar oluşturuyordu.

Resim: Rus işgal kuvvetleri Trabzon'da

Davut bulut

Kaynak

OSMANLI’DAN CUMHURİYETE TRABZON’A GÖÇLER: GÖÇ, DEMOĞRAFİK HAREKETLİLİK VE DEĞİŞİM ÜZERİNE BİR KENT ÖRNEĞİ (1877 – 1930)

Yusuf YÜKSEK LİSANS TEZİ

Ankara, 2017





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI