Bugun...


CUMA HUTBESİNDE MİLLETE SAYGISIZLIK
DİYANETE GÖRE ATATÜRK YOK!.. Diyanetin 30 Ağustos hutbesinde Zafer var, kurucusu Atatürk yok! Diyanet İşleri Başkanlığı, bugünkü Cuma hutbesinde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü 30 Ağustos’ta yine anmaktan imtina etti. Cuma hutbesinde zaferden ve vatan bütünlüğünden bahsedilirken, 30 Ağustos Zaferi’nin kahramanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün adı bile anılmadı.

CUMA HUTBESİNDE MİLLETE SAYGISIZLIK
+ -

Atatürk'ün kurucusu olduğu Diyanet İşleri Başkanlığı devletimizin kurucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü anmama geleneğini sürdürdü. 30 Ağustos Zafer Bayramı bütün yurtta ve dış temsilcilikle coşkuyla kutlanırken Diyanet bugünkü Cuma Namazı hutbesinde “Vatan bize emanettir” başlığını seçti. Ancak hutbede Atatürk ve silah arkadaşlarından tek kelime bile bahsedilmedi.

DİYANET DERGİSİNDE BAHSEDİLMİŞTİ

Diyanet İşleri Başkanlığı, hutbede unuttuğu Mustafa Kemal Atatürk'ü, 3 ayrı dergisinde 30 Ağustos Zaferi münasebetiyle hatırlamıştı. Dergide, Atatürk’ün çok sayıda fotoğrafları yer alırken, ulu önderi övücü ifadeler dikkat çekmişti.

Ancak Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü 10 Kasım'daki hutbede anmaması büyük tepki çekmiş, Diyanet’in bu tutumu “Kasten mi Atatürk’ü görmezden geliyorlar?” sorusuna neden olmuştu. Diyanet'in özellikle Milli Bayramlarda Atatürk'ü anmamak için özel gayret sarf etmesi dikkatlerden kaçmıyor.

Bu yıl 97. 30 Ağustos Zafer Bayramı Cuma gününe denk geldi. Cuma Hutbesinde yine Atatürk'ten söz edilmedi, yine kamu malı olan camilere bayrak asılmadı. Asıl konu olan zafer bayramı yerine dini ritüelden bahsedildi. ADD Artvin Şube Başkanı Ayla Varan, Diyanetin bunu her zaman yaptığını belirterek;

Diyanet Başkanlığı kurumu bizzat Atatürk'ün emri ile kurulmuş, dinimizin istismar edilmemesi için, doğru bilgilerin halka öğretilmesi için kuruldu. Ancak maalesef Diyanet bu anlayıştan çok uzak kaldı. Büyük bir boşluk oluştu. Din ticari ve siyasi malzeme yapıldı. Onlarca cemaat türedi. Hepsi insanların dini duygularını sömürüyor ve hatta darbeye bile kalkışanlar oldu.

Aynı Diyanet yıllardır Mustafa Kemal Atatürk'ün adını özellikle anmamaya çalışıyor. Kamu görevlisi din görevlileri Atatürk'ü sevip saygı suysa bile hiç bir şekilde anamıyor, ananlar ise şikayet ediliyor!. Oysa bugün bu ezanlar dinmiyorsa, bayrak dalgalanıyorsa, özgürce ibadet yapabiliyorlarsa Bunu Atatürk'e borçlu olduklarını bilmeyecek kadar ihanet yada cehalet içindeler. Tabii ki bu tavırlarını kınıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramının 97. yılını kutluyor, başta Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi saygı minnet, şükran ve rahmetle anıyorum."dedi. um."dedi.

İŞTE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI'NIN 
BUGÜNKÜ CUMA HUTBESİ:

Bugünkü Cuma hutbesinde şu ifadeler yer alıyor;

VATAN BİZE EMANETTİR

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Allah size yardım ederse artık sizi yenecek hiçbir kimse yoktur; eğer sizi yardımsız bırakırsa O'ndan sonra size kim yardım edebilir? Müminler yalnız Allah'a güvensinler.”

Okuduğum hadis-i şerifte ise Resûl-i Ekrem (s.a.s) “Hangi amel daha hayırlıdır!” sorusuna şöyle cevap vermiştir: “Allah'a inanıp O'nun yolunda cihad etmek.”

Aziz Müminler!

Üzerinde yaşadığımız vatan bizim için bir toprak parçasından çok daha fazla anlam ifade eder. Vatan, hür yaşadığımız ve hür yaşamak için her türlü hayâsızca akına göğsümüzü siper ettiğimiz yerdir. Bütün dünyalar verilse dahi bir karışından bile vazgeçemeyeceğimiz cennet yurdumuzdur. Vatan, uğruna canını, cananını, bütün varını feda edip şehadet şerbeti içenlerin, varlığından vazgeçip gazi olanların bize miras bıraktığı mukaddes bir emanettir.

Değerli Müslümanlar!

Bizler, vatan müdafaasını sadece bir toprak parçasını korumaktan ibaret görmeyiz. Bu toprakları vatan yapan yüce değerlerimizi muhafaza etmek için her türlü gayreti gösteririz. Bu vatanda yaşayan her ferdin canını, dinini, malını, neslini, şeref ve haysiyetini koruruz. Din, dil ve ırk ayrımı yapmaksızın mazlumların ve mağdurların yanında yer alır; bize bel bağlayanların ümitlerini boşa çıkarmayız. İstiklal ve istikbalimizin sembolü olan şanlı bayrağımızın gönderden inmemesi için mücadele ederiz. Şehadetleri dinin temeli olan ezanlarımızın dinmemesi için her türlü fedakârlığı göğüsleriz.

Kıymetli Müminler!

Vatanı sevmek ve korumak her Müslüman için kutsal bir vazifedir. Düşman karşısında psikolojik, teknolojik ve ekonomik her türlü savaşa hazırlıklı olmak dinimizin emridir. Nitekim Cenâb-ı Hak bu hususta şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Sabredin; düşman karşısında sebat gösterin; cihad için hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.” Peygamber Efendimiz (s.a.s) ise hak ve hakikat yolundaki bu kutsal mücadele hakkında şöyle buyurur: “Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihad edin.”

Aziz Müslümanlar!

İçinde bulunduğumuz ay, ecdadımızın vatanını ve mukaddesatını koruma uğruna eşsiz kahramanlıklar gösterdiği nadide bir aydır. Şanlı ecdadımız, iman dolu göğsüyle, cesaret ve kararlılığıyla nice Ağustos ayına damga vuran eşsiz zaferler kazanmıştır. Malazgirt'ten Kosova'ya, Mohaç'tan Büyük Taarruz'a kadar kazanılan zaferler bunun en büyük şahididir.
Bu zaferler bize göstermiştir ki, Allah'ın yardımı daima müminlerle beraberdir. İnananlar “Allah'ın yardımı ne zaman gelecek?” diye niyazda bulunduklarında, Yüce Rabbimiz, “Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır.” müjdesiyle müminleri daima desteklemiştir.

Muhterem Müminler!

Yurdumuzun üstünde tüten en son ocak sönmeden vatanımıza namahrem eli asla değmeyecektir. Birlik ve beraberliğini her türlü menfaatin üstünde tutan, cesaret ve azimle çalışan aziz milletimiz, hiçbir zilletin boyunduruğu altına girmeyecektir. Kardeşliğimizi, muhabbetimizi ve dirliğimizi bozmak isteyenler dün olduğu gibi bugün de kaybetmeye mahkûmdur. Zira Hakk'ın yanında yer alanlar, adalet ve samimiyetle çalışanlar muhakkak zafere ulaşacaktır. Batılın destekçisi olanlar, zulmün, korkaklığın ve karanlığın pençesine düşenler ise bir gün mutlaka yok olacaktır. Nitekim Kur'an'ın beyanıyla “Hak geldi, bâtıl yıkılıp gitti! Zaten bâtıl yıkılmaya mahkûmdur.”

Kıymetli Müslümanlar!

Geçmişten geleceğe onurlu yürüyüşünü sürdüren aziz milletimizin varlığı bu dünya için umuttur. Zalimlere karşı ayakta durmamız, mazlumlara kol kanat germemiz ancak vatanımızı, milletimizi ve mukaddes değerlerimizi topyekûn savunmakla, madden ve manen güçlü olmakla mümkündür.

O halde genciyle yaşlısıyla ecdadımızı örnek alıp aynı imanı, aynı gayeyi, aynı azmi, aynı sadakat ve teslimiyeti bizler de kuşanalım. Ülkemizi baskı altına almak, birlik ve beraberliğimizi bozmak, fitne ve fesatla bu aziz vatanı karıştırmak isteyenlere fırsat vermeyelim. Doğruluktan, iyilikten, hak ve hakikatten asla ayrılmayalım.
Hutbemi bitirirken, tarih boyunca İslam'ın bayraktarlığını yapan, bu cennet vatanı bizlere emanet eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi bir kere daha rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz.




Kaynak: TC Sami Özçelik & Cengiz Ince

Editör: ABDULLAH GÖZAYDIN



YORUMLAR

halil karamanli
14-09-2019 07:29:00

Hem dinle imanla işiniz yok hem de diyaneti eleştiriyorsunuz. Bir kere yüce Allah demezsiniz ama sürekli ulu Atatürk dersiniz. O da Allahin kuludur. Hakiyiyet Allah'ındir deyince de carlarsiniz yoo milletindir dersiniz. Ama kuran öyle demiyor Allaın'dır diyor. Merak ettim acaba hutbeyi cumada mi dinlediniz yoksa evde webden mi okudunuz ?...

---SAYIN KARAMANLI İNSANLARI TEKFİR ETMEK BU KADAR KOLAY DEMEK Kİ,
SİZ ÖNCE DİYANETİN NAMAZ MEMURLUĞUNU VE CUMANIN ÜLKEDE UYGULAMASININ NE KADAR İSLAMA UYGUN OLDUĞUNU DA SÖYLESEYDİNİZ AYDINLANMIŞ OLSAYDIK
 

halil_karamanli_1453@gmail.com e-posta adresi bulunamadığından veya e-posta alamadığından iletiniz teslim edilemedi.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI