Bugun...


Eyyûb Sultan Tepesi Adı konulmalı
Yakın tarihimizde adı değiştirilen İdris-i Bitlisi medresesi ve türbesinin olduğu tepe, Yakın tarihte buradaki çay bahçelerinin ve bazı oryantalist kalemlerin baskısı ile Piyerloti tepesi adını aldı, Şimdi bu konuda kampanyalar sürdürülüyor. Türk dostu diye tanıtılan Loti aslında bir Fransız ajanıdır 1. Dünya savaşında ülkemize büyük zararlar verdirmiştir. Diğer batılılar gibi Tarihimizi kültürümüz çalmaya gelmiştir

Eyyûb Sultan Tepesi Adı konulmalı
+ -

Uzun bir mücadeleden sonra Eyüp Adı, Semte adını veren İstanbul’un manevî fâtihi: Ebu Eyyûb el-Ensari'ye yakışacak şekilde Eyyûb Sultan olarak değiştirildi. 

Şimdi birçok Akademisyen Eyyüp mezarlıkları tepesine verilen Pierre Loti adının doğru olmadığını, Herşeyden önce Lotinin bir Fransız ajanı olduğunu, Birçok savaşta Osmanlıya karşı savaştığını ileri sürerek bir kampanya başlatıldı. Bizlerce bu konuyu ciddiye aldık, Fransada müze haline getirilen Pierre Loti evini bu haberimizde sizlerin bilgisine sunuyoruz

Pierre Loti'nin evi, sıra dışı ev

Osmanlı imparatorluğu içinde çeşitli şehirlerde yaşayan Pierre Loti de ülkesine eli boş gitmemiş. Ülkesi Fransa’ya (Rochefort) döndüğünde 2 katlı evini Müslüman şehirlerden topladığı çini, ipek halı, Kilim, cami süslemeleri, Türbe sandukaları, kandiller, Sedef rahle, Tobaklar, avizeler, mumluklar, Bakır mangal ve tabaklar, nadide sutunlar, nakış kakmalar, salon ve mutfak malzemeleri, Ahşap otma cepheler ve objeler, Mezar taşı, hamam kurnası, pirinç çeşmeler, Çeşitli silahlar, Tüfek, kama, gürz, Kalkan, kılıç, Çeşitli ipek elbiseler, kumaşlar vs. otantik objelerle donattığı evi günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.
Bazı yazarlar Pierre Loti'nin evindeki mihrabı kastederek Müslüman olduğunu bir odayı cami yaptığını iddia edebiliyor, Fotoğraflardan gördüğünüz gibi söz konusu mihrap aksesuar olarak kullanıldığı görülüyor.

BU TEPENİN ADI DEĞİŞMELİ DİYE SORULDUĞUNDA ALINA BAZI CEVAPLAR

Ömer Tuğrul İnançer:
Eyüp Sultan’daki Pierre Loti Tepesi’nin ismini Belediye Meclisi değiştirir, ben değil… Bunu bana sormayın… İdareciler, Efendimiz aleyhis selatü ve selam’ın ifade buyurduğu gibi ahalinin aynasıdır. Topluluklar layık oldukları idare ile idare olunurlar. Sen oraya isim verilirken başka bir isim koydurabilirdin. Olmamış... Bugün değiştirilir mi? Bu memleketin sahibi sensin, başkaları değil. İstediğin yere istediğin ismi verirsin.

Pierre Loti zaten öyle denildiği gibi Türk hayranı falan değildir. Pierre Loti bir oryantalisttir. Fransa’daki evine gittim ben. Bu oda Türk odası... Bu oda Suriye odası… Bu oda Irak odası… Bu oda Suud odası… Burası Mısır odası… Şurası İran odası… Yani adam bir Doğu hayranı… Kıyafetleri de var orada; şalvar, cübbe, sarık… Pierre Loti gitmiş o tepede oturmuş, orada Aziyade’yi yazmış. Aziyade midir, Azade midir; o da okunma farkından dolayı…

Oradaki o isimlendirmede şu anlayış var: Bizim değerlerimizi Batı kaynakları değerli bulunca biz değerli buluyoruz. Onun için bu kompleksten kurtulduğumuzda inşallah oraya da layık olan ad verilir. Orada Karyağdı Tekkesi vardır, Bektaşi tekkesidir. Karyağdı dergâhı şeyhi Hafız Baba Efendi Hazretleri beş vakit namaza Hazreti Halid’e geliyor. Mesela onun adı verilebilir. Hz. Halid civarında yatan o kadar büyük zevat-ı kiram var ki, hangisinin adını versek ötekine ayıp olur. Onlar öyle tenezzül bile etmezler, isimlerinin verilmesine.

Mustafa Armağan:
Pierre Loti her şeyden önce bir oryantalist… Evet, bizi destekledi, Milli Mücadele yıllarında bizi savundu. Ermeni meselesi konusunda Batılılar tarafından haksızlığa uğradığımızı dile getirdi. Bu bakımdan saygıdeğer tarafı olan bir insan. Ama Pierre Loti’nin oryantalist bakışı, özellikle bizi oryantalize ederek Batıya sunması, adeta dişileştirmesi -ki bu oryantalizmin temel vasıflarından biridir-, yaşayan bir güç değil de onun arzularına, estetiğine, zevkine ram olmaya hazır bir şekilde bizi sunma çabası aslında çok rahatsız edicidir. Bu çabasını aslında diğer Doğu ülkeleri için de göstermiştir. Ama kalemi kuvvetlidir, iyi bir yazardır. En azından savunduğu şeyler içerisinde bize destek verdiği noktalar işe yaramıştır. Ama kalkıp da İstanbul’un bir tepesine, oraya gelmiş kahve içmiş, kitaplarında oradan bahsetmiş diye onun ismi verilmez. Üstelik de bu tepenin bir ismi zaten varken. Oranın ismi İdris-i Bitlisi Tepesi’dir. Orada onun mezarı vardır. Bu isimle bilinirken turistik gayelerle bu ismin değiştirilmesi ve Pierre Loti Tepesi yapılması gerçekten talihsizlik oldu.

Biliyorsunuz İdris-i Bitlisi, Yavuz Sultan Selim’in Kürt politikasında anahtar isimlerden birisidir. Zira Kürt beylerinin Osmanlı’ya bağlanması noktasında ciddi gayretleri olmuştur. Hatta Hammer’in dediğine göre Yavuz Sultan Selim’in boş kâğıda mühür basıp ona verecek kadar güvendiği bir kişi. Dolayısıyla oraya tekrar eski isminin iade edilmesi, en azından ülkemizin şu an içinden geçmekte olduğu bu sürece de pozitif bir şekilde katkı olacaktır. Ki bu bir hakkı iade etmek olacaktır. Yani yeni bir şey icat ediyor değiliz. Osmanlı döneminde oranın adı öyle idi... Zaten mezarı orada, mescidi orada… Eski metinlerde yazılı olan ismi de budur. Oraya bir oryantalistin ismini vermenin İstanbul’a da bir katkısı yoktur. Belki üç beş turist fazla gelir gezer, katkısı bundan ibarettir. Dolayısıyla Pierre Loti isminin değişmesi lazım.

Mehmet Şevket Eygi:
Piyerloti isminin o tepeye verilmesi uygundur efendim. Tarih boyunca Pierre Loti kadar, Türkleri, Osmanlıları ve Müslümanları sevmiş başka bir Avrupalı gösteremezsiniz. Ve bizleri müdafaa etmiştir. Rojfor diye bir liman şehrinde bunun saray gibi bir binası vardır; o binada bir şark odası vardır, bir de cami vardır.

Can Alpgüvenç:
Pierre Loti, gerçekten çok gayretli ve fedakâr bir Türk dostudur, bunu inkâr etmek nankörlük olur. Ama “Eyüp Sultan tepelerinden Haliç'i ve İstanbul'u seyretti” diye Loti'nin isminin o yamaçlara verilmesini asla uygun bulmuyorum. İstanbul'un, manevi derinliği tartışılmaz bir sahabesinin adıyla bilinen bir bölgesinin Loti adıyla anılmasını kabul edemiyorum!

Servet Kabaklı:
Pierre Loti Tepesi’nin bulunduğu ilçenin adı Eyüp. O halde işe baştan başlamak lazım. Önce ilçenin adının Eyüp Sultan olması lazım… O ilçeye Eyüp diyeceksiniz, diğerine Fatih diyeceksiniz; bu olmaz… Ecdadınıza saygı duyuyorsanız o ilçenin adı Eyüp Sultan ilçesi olacak, diğerine de Fatih demeyeceksiniz… Fatih Sultan olacak onun adı…

Pierre Loti’ye gelince Milli Mücadele yıllarında bizimle dostluklar kurmuş ve Müslüman Türk milletine güzel hizmetler yapmış bir ecnebidir. Hatta başta ajan olarak geldiği, sonra da Osmanlı sevdasına kapıldığı söylenir. Birçok eseri bulunan ve bazı eserlerini de bu tepede yazmış olan bu büyük şahsiyetin adının orada bulunması Osmanlının, Müslüman Türkün hoşgörüsünün ve vefasının bir ifadesidir. Bunun için ben değiştirilmesine taraftar değilim.

Dr. Mehmet Emin:

En başta bu içinde bulunduğumuz ilçeye “Eyüp” demeye hakkımız yok, Eyüp Sultan demeye hakkımız var. Çünkü bu isim herhangi bir insanın ismi değildir. Önderimiz, liderimiz Efendimiz aleyhis selatü ve selam’ı evinde altı ay misafir eden büyük sahabe Eba Eyyüb El Ensari Hazretlerinin ismidir. Bir sahabenin isminin böyle tek başına kullanılması büyük saygısızlıktır. Resmi mercilerin bu ismi Eyüp Sultan olarak değiştirmeleri ve bu saygısızlığın önüne geçmeleri öncelikli olarak önem taşımaktadır. Onlar değiştirmese bile biz oraya ısrarla Eyüp Sultan demeye devam etmeliyiz. Çünkü böyle dememize de bir yasak koyamazlar.

Birçok önemli şahsiyetin, âlimin ve evliyanın kabirleri bulunan tepeye de Eyüp Sultan halkı olarak bizler Eyüp Sultan Tepesi diyoruz. Bunun resmiyette de böyle olması gerekir. Pierre Loti'nin Milli Mücadele’de hizmet ettiğini filan söylüyorlar; Eyüp Sultan tepesinde kabri bulunan zevatın onun kadar bu millete hizmeti yok mudur? Ondan çok daha fazla bu millete hizmet eden insanlar var orada. Fakat burada kabri bulunan kimselerin içlerinden birini seçmektense, Eyüp Sultan’ın ismini vermek daha kapsayıcı ve daha genel olur. İnsanların da akıllarında daha kolay kalır ve yaygınlaşması da daha kolay olur. Bu bakımdan Eyüp Sultan halkı olarak oraya Eyüp Sultan Tepesi diyoruz.

Süleyman Karakaş:

Daha önce de bu konu gündeme geldi. Hatta bu isim konusunda belediye ile bir takım medya kuruluşlarının bir mücadelesi oldu. Bugün bu konuyu konuşuyor olmamızın nedeni bizdeki Batı hayranlığı meselesidir. Artık bu Batı hayranlığı meselesini bitirmemiz lazım. Bu kadar da olmaz. Belki bir Taksim’de veya Galata’da bir yere bu isim verilse bu kadar tartışma olmazdı. Neticede bir Fransız yazar, Türkiye’ye gelmiş, insanlarla tanışmış, kaynaşmış, bizi savunduğu da olmuş. Ama Eyüp Sultan gibi manevi bir ortamda, kendi inancımızı, kültürümüzü yansıtmamız gereken bir yere onun ismini vermek benim içimi acıtıyor. Keşke bu konuda bir şeyler yapılabilse. Eyüp Sultan Tepesi de olabilir, Kaşgari Tepesi de olabilir. Yani her tarafa Eyüp Sultan’ın ismini vermek de şart değil. Sultan Tepesi de denilebilir. Ama Eyüp Sultan’a yakışır bir isim olmalıdır. Türkiye’nin kalbi İstanbul’dur. İstanbul’un da kalbi Eyüp Sultandır. Böylesi maneviyatı temsil eden bir yer nasıl olur da bir Fransız’ın ismi ile anılır? Anılmaması lazım. Biz bunu kabul edemiyoruz. Orada yatan çok zat var. Başkaları onlara sıradan gibi bakabilir ama bizim için onlar çok önemli insanlar. Bizim için onlar Pierre Loti’den çok daha fazla önemliler. Orada onları ziyaret ediyoruz. Biz onların manevi şemsiyesi altında yaşıyoruz. Hep beraber bu konuda bir şeyler yapmamız ve bu ismi değiştirmemiz lazım.
---------------
PİERRE LOTİ MÜZE EVİN TANITIMI

La Maison Pierre Loti kesinlikle XIX en egzotik ve en özgün konakları olan 20.inci yüzyılda. Donanma görevlisi ve yazar Pierre Loti, dünyadaki birçok seyahatinden, bir çok nesneyi, asmayı, süslemeyi, doğum yerini Osmanlı Müslüman objeleriyle dönüştürmek için büyük gayret gösterdi.

Rönesans Salonu, Gotik Salonu, Camii, Türk Odası ve Arap Odası, Çin Odası, Japon Pagodası, Mumya Odası ... 
Müzeye giren ziyaretçiyi dünyanın büyülü ve egzotik dünyalarına taşıyan bir görünüş var. Yazarın hayal gücü ile döşenen evde Orta Çağlar ve Doğu mistizmi var. 

Pierre Loti de oldukça muhteşem bir bahçe inşa etmişti.

Daha sonra, koridorun ardından, bahçe kısmen "manastır" ve gizemli Çin salonunun girişidir. Bir gargoyle ve özellikle kardeşi Gustave tarafından yapılan değerli bir havza olan Rochefort'un mezarlığından ödünç alınan bir aile steline ev sahipliği yapar.

Bu bahçe 1990 yılında tarihi bir anıt olarak sınıflandırılmıştır 

Pierre Loti'ye ait olan bir diğer dikkat çekici ev de "Bakhar Etchea" evine gidilmesi gereken yer ... Pireneler-Atlantiques'teki Hendaye'de yer alıyor.

LOTİNİN MÜZE EVİNDEN BÜYÜK FOTOĞRAFLAR AŞAĞIDAKİ FOTO ALBÜMDE



HABER VİDEOSU




İlgili Galeri

Kaynak: Sivil hareket

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI