Bugun...
Reklam


Süresi Uzatılan İmar barışı Gerçeği
Ak parti iktidarının yerel seçimlere giderken çıkardığı ve “imar barışı” denilen düzenlemeyle Türkiye genelinde kaçak, kural dışı yapılar kayıt altına alınacak ve iskân verilecek.

Süresi Uzatılan İmar barışı Gerçeği
+ -

Fatih ilçemizde Tarihi SİT alanları üzerine yapılmış KAÇAK yapılaşmadan sorumlu Belediye başkanı, Yardımcıları, mıntıka mühendisleri, ruhsat+işletme müdürleri hakkında açılmış+açılacak binlerce davayı kadük hale getirmiştir.

İmar barışı yasal olmayan binaları yasal hale getirmiyor, Bir müddet, geçici olarak yıkım kararını erteliyor, Olası bir kentsel dönüşüm projesinde bina yıkılarak yok sayılacak, bina sahipleri ancak arsa bedelini alabilecek.

Uygulamanın muhatabı çevre bakanlığı olduğu için bu yasadışı uygulamaya göz yuman belediyeler Halk nezdinde sorumluluktan kurtulmuş olacak.

Fatih ilçemizin hemen hemen her köşesinde yaygın olarak gördüğümüz kaçak yapılaşmalar zahmetsiz tespit edilmiş olacak

İlçemizde SİT hukuku gereği acilen yıkılması gereken yapılar bilinmeyen bir tarihe kadar cezadan+yıkılmaktan+ruhsatsızlıktan kurtulmuş oldu.

BU KONUDA UYGULAMANIN BİRİNCİ MUHATABI TMMO BAŞKANINI DİNLEYELİM

Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu, bu düzenlemenin “imar değil rant barışı” olduğunu söyledi.

AKP iktidarının seçim öncesi “imar barışı” olarak duyurduğu düzenleme Türkiye genelinde mülkiyet ve imar sorunu olan, ruhsatsız binaların yanı sıra ruhsatlı fakat imar mevzuatına aykırı olarak eklentiler yapılmış yapıları da kapsıyor.

Başbakan Binali Yıldırım bu düzenlemenin “imar affı” değil “imar barışı” olduğunu savunsa da mimarlar bunun üstü kapalı bir “imar affı” olduğu görüşünde.

Mimarlar Odası Başkanı Muhcu İmar barışını değerlendirdi

Muhcu, düzenlemeyi Türkiye genelinde düşünmek gerektiğini belirterek “Reza Zarrab’ın kaçak yalısından Kapadokya’daki otellere kadar birçok kaçak bina yasallaşır” diyor.

Kimler affediliyor?

Muhcu’nun tartışma yaratan düzenlemeye ilişkin sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

- Bu düzenleme yurttaşı nasıl etkiler?

1984 yılında Turgut Özal zamanında imar affı gündeme getirilmişti. İmar affının kente, çevreye ve yaşam değerlerine yaptığı olumsuz etkilerin sonuçları görüldü. Bundan dolayı kamuoyunda imar aflarına karşı bir tavır oluştu. Vaat edilenlerin hiçbiri olmadı. Örneğin imar affı çıkarılırken bundan sonra kaçak yapılaşmaya asla izin verilmeyeceği söylendi. Her seferinde imar afları sonrasında kaçak yapılar oldu. Bu süreç daha da hızlandı. Vatandaşlar arasında eşitsizlik ve adaletsizlik oluştu. Yasaya saygılı vatandaşlar cezalandırıldı, yasaları çiğneyen kesim ödüllendirildi. İmar afları bir sonraki imar affının nedeni oldu. Kaçak yapılaşma hiçbir zaman önlenemedi. Bütün kentler, yaşam değerleri, akarsular ve kıyı alanları, mutlak yapı yasağının olduğu bölgeler kaçak yapılarla doldu ve yaşanmaz hale geldi.

AÇIK BİR İMAR AFFI

- Bu düzenlemeyle gelen kaynağın deprem dönüşümüne kullanılacağı söyleniyor. İstanbul’daki kentsel dönüşümü bu düzenleme nasıl etkiler?

Bu açık bir imar affıdır. Üstü kapalı bir şekilde imar barışı adı altında gündeme getirilmektedir. Deprem de bir bahane olarak öne sürülmektedir. Sağlam yapıların oluşturulması söz konusu değildir. Söz konusu imar affıyla birlikte kaçak, kural dışı yapılan ve kamu denetim olmadan üretilen yapılar sanki sağlammış gibi kayıt altına alınacak ve iskân verilecek. Son dönemde yapılan yüksek yapılar ve TOKİ’nin aracılık ettiği pek çok yapı kamu denetimi olmadan gerçekleştiriliyor. Bu yapılarla ilgili kural dışı eklemeler ve ilave katlar söz konusu. Bunların deprem açısından güvenli olduğunu iddia etmek mümkün değil.

Yurttaşların mağduriyetinin giderileceği de doğru değil. Çünkü söz konusu işlemin kamu yararıyla bir ilgisi yok. Söz konusu imar affıyla kamu arazilerinin işgalinin yoğunlaşması, yeni ilave ve kaçak yapılaşmaların yapılması söz konusu. Seçim sürecinde kaçak uygulamaların hızlanacağını tahmin ediyoruz.

Asıl amaç seçim sürecinde vatandaşların oylarını toplamak. Ekonomik krizi bir ölçüde rahatlatmak için vatandaşlardan para toplamayı hedefliyorlar. Son 16 yıldır iktidar tarafından korunan kimi inşaat firmaları ve kimi sermaye grupları aracılığıyla kural dışı ve yasalara aykırı yapılaşma gerçekleştirilmiştir. Bütün bu yapıların yasalaştırılması esas ve gizlenen amaçlardan biridir. Bir diğer amaç ise TOKİ’nin aracılık ettiği, koruduğu iktidar yanlısı büyük inşaat firmalarına yeni inşaat alanlarının oluşturulması için altyapı 
oluşturmaktır.

DOĞA BEDEL ÖDEYECEK 

- Nedir bunlar?

Doğal ve arkeolojik sit alanları üzerinde oteller, AVM’ler, rezidanslar ve birtakım ticari tesisler yapıldı. Bodrum yarımadası üzerindeki 5 yıldızlı ve 7 yıldızlı oteller dikkat çekmektedir. Bu otellerin birçoğu hükümet ve bakanlık tarafından korunarak, bütün hukuk kuralları yok sayılarak gerçekleştirildi.

Kıyı bölgelerindeki turizm tesislerinin çoğu aynı nitelikte. 1. Grup Arkeolojik Sit alanı olan Kapadokya’daki lüks oteller ve ticari yapıları yine aynı anlayış çerçevesinde gerçekleştirildi. Doğu Karadeniz’in eşsiz güzelliğe sahip yaylaları, Uzungöl ve Ayder gibi aynı şekilde betonlaştırıldı. Mağdur, yoksul, dar gelirli yurttaşların sorunlarının gidereceği söylemiyle manipüle edilen bu yasayla asıl olarak iktidarın yarattığı sermaye grupları ve müteahhit firmalarının çıkarları korunacak. Bedelini de doğa, tarih ve kültür değerleri ödeyecek.

CİDDİ SORUNLAR VAR 

- İstanbul Boğazı’nın tarihi siluetini olumsuz etkileyen yapılar bu düzenlemeden nasıl etkilenir?

SİT alanları, arkeolojik alanlar, kıyılar, boğazlar, tarım arazileri gibi kısmen ya da tamamen yapı yasağı olan yerlerde, ya kaçak ya da ayrıcalıklı yapı haklarıyla yapılar türedi. Bu alanlara yapılan AVM, rezidans, otel, ticaret komplekslerinin ciddi sorunları var.

Söz konusu yapılara karşı davalar açıldı, planları iptal edildi ve yapılar tamamen kaçak hale geldi. Meslek örgütlerinin yatırım kararlarına karşı açtığı davalara planları iptal edilen ve kaçak haline gelmiş yapılar bundan yararlanacak. Hukuk davalarının kadük hale gelmesi ve yargı devre dışı bırakılmış olmasına neden olacak. Bu kapsamında 1453 Konutları’nın planları 8 kere odanın açtığı dava sonucu iptal edildi.

Çıkarılacak imar affından bunların da yararlanması söz konusu. Boğaziçi’ndeki başta Sarraf’ın kaçak katlı yalısı gibi birçok yapının yasallaştırılması söz konusu. Mehmet Cengiz’in Boğaz’a bakan ve şüpheli bir yangınla kül olan tarihi köşkünün de bu affın içine eklenmesi amaçlanıyor olabilir. Akatöy sahilindeki yüksek yoğunluklu yapılaşmaların, İstanbul’un tarihi siluetini bozan 16.9 ve benzeri gökdelenlerin de bu süreçten yararlandırılması amaçlanmaktadır.

KAÇAK ARTACAK 

- Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

İmar affına başvuru süresi yıl sonuna kadar devam edecek. 24 Haziran ve 2019’da yapılması öngörülen yerel seçimler sürecinde Türkiye’nin kaçak yapılarla doldurulacağı anlaşılmakta. 31 Aralık 2018 tarihine kadar başvuru süresi konmuş. Bu başvuru süresinde kaçak yapıların artacağı ortada.

Kamu yönetimlerinin önlem alması ve yurttaşların duyarlılıklarının göstermesine ihtiyaç var. İmar affıyla vatandaşlar mağduriyetlerinin giderileceği iddiası yanlıştır. Kayıt altına alınan kaçak yapılara her ne kadar elektrik su ve benzeri kamu hizmetlerinin verilmesi söz konusu olsa da nihai olarak hukuka aykırı olan bu yapıların yasallaştırılması söz konusu değildir.

Hiçbir yasa diğer imarla ilgili yurttaş, çevre haklarıyla ilgili diğer yasaları geçersiz kılmaz. Çıkarılacak imar affıyla birlikte koruma yasası, orman ve tarımla ilgili yasalar ve kıyı kanunu ve benzeri yasal düzenlemelerin geçersiz olması mümkün değildir.




Kaynak: Sivil hareket

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI